Inline image

İtalya'nın San Benedetto del Tronto kentinden çıkan BAPHOMET'S BLOOD, 2016 tarihli dördüncü albümü "In Satan We Trust" ile diskografisinde daha rafine bir kayıt anlayışına yönelmişti. İlk üç albümdeki ham ve kontrolsüz Heavy/Speed Metal yaklaşımının yerini burada daha sıkı bir icra ve belirginleşen riff düzenlemeleri alıyor. Dying Victims Productions tarafından yayımlanan albümün 10. yıl dönümüne özel yeni baskısı, grubun bu dönemini yeniden değerlendirmek için de iyi bir fırsat.

Sekiz parçalık albümün omurgasını, Thrash Metal sınırına yaklaşan yüksek tempolu Speed Metal oluşturuyor. Motörhead'in Rock 'n' Roll karakterini taşıyan ritmik yapı, özellikle gitarların keskin ve doğrudan ilerleyen riffleriyle birleştiğinde BAPHOMET'S BLOOD'ın müzikal kimliğini açık biçimde ortaya koyuyor. Alman Speed Metal sahnesinin 1980'lerin ortalarındaki yaklaşımını hatırlatan bu yapı, zaman zaman SODOM'un erken dönemine, TANK'ın sert Rock 'n' Roll anlayışına ve BULLDOZER'in tavizsiz tavrına da yaklaşıyor. Bu benzerlikler müziğin beslendiği geleneği anlamlandırmayı kolaylaştırsa da grubun kendi karakterini tamamen bu referanslara teslim ettiğini söylemek doğru olmaz.

Albümün gitar yazımı, grubun önceki çalışmalarına kıyasla daha belirgin bir ağırlık kazanıyor. Riffler yalnızca yüksek tempoyu destekleyen eşlik unsurları olarak kullanılmıyor; parçaların karakterini ve akılda kalıcılığını doğrudan belirliyor. Özellikle 'In Satan We Trust' ve 'Hellbreaker', hızın sürekli korunmasına rağmen rifflerin kendi içindeki dinamizmini kaybetmediği örnekler. Kısa süreli ritmik molalar ve yeniden hızlanan bölümler, bestelerin tek bir tempoya sıkışmasını engelliyor. 'Underground Demons' ise daha ölçülü vokal kullanımıyla albümün genel akışında küçük bir farklılık yaratıyor. Bununla birlikte grup, burada da temel Speed Metal formülünden uzaklaşmıyor.

'Command of the Inverted Cross', orkestral ve koro vokalli bir girişle albümün geri kalanından ayrılan bir başlangıç yapıyor. Bu teatral açılış, Satanik korku filmi atmosferini müziğin içine taşıyan kısa bir hazırlık niteliğinde. Parça ilerledikçe bu atmosfer yerini grubun alışıldık yüksek tempolu icrasına bırakıyor. Benzer biçimde 'Triple Six' ve 'Whiskey Rocker' içerisinde kullanılan konuşma örnekleri, albümün korku filmi estetiğini destekliyor. Bunlar besteciliğin önüne geçen deneysel müdahaleler değil; parçaların arasına yerleştirilmiş, albümün görsel ve tematik dünyasını tamamlayan unsurlar.

Ritmik tarafta davulların çift pedal kullanımı ve sürekli ileri hareket eden temposu, gitar rifflerinin etkisini artırıyor. Bununla birlikte bütün parçaların aynı hızda ilerlemediğini belirtmek gerekiyor. 'Infernal Overdrive', daha ağır bölümlere yer vererek tempodaki değişimlerin besteler üzerindeki etkisini gösterirken 'Whiskey Rocker' da hızlı bölümleri kısa süreli kesintilerle dengeliyor. Bu küçük farklılıklar albümün tekdüzeliğe düşmesini önlese de genel bestecilik yaklaşımı oldukça geleneksel kalıyor.

Necrovomiterror'ın vokalleri ise albümün tartışmaya açık taraflarından biri. Pürüzlü, dumanlı ve zaman zaman Lemmy Kilmister'ı hatırlatan söyleyiş biçimi, grubun Rock 'n' Roll kökenli Speed Metal anlayışıyla uyumlu. Öte yandan vokal performansı, gitarların güçlü riff yazımının gerisinde kalıyor. Daha kontrollü ve belirgin bir prodüksiyonla sunulan enstrümanlar da albümün ilk iki çalışmasındaki dağınık ve amatör karakterden uzaklaşmasını sağlıyor. Bu değişim, müzikal bütünlüğü artırırken grubun eski kayıtlarının kendine özgü ham cazibesini de bir ölçüde geride bırakıyor. Dolayısıyla "In Satan We Trust", BAPHOMET'S BLOOD'ın daha derli toplu dönemini temsil ederken ilk dönem kayıtlarının kontrolsüz enerjisini arayan dinleyiciler açısından aynı ölçüde çekici olmayabilir.

Albümün kapanışındaki 'Elég' ise Macar Heavy Metal grubu FÁRAÓ'nun repertuvarından seçilmiş bir cover. Grubun kendi müzikal karakterine uygun biçimde yeniden yorumlanan parça, albümün genel çizgisinden kopmadan sekiz şarkılık programı tamamlıyor.

"In Satan We Trust", Speed Metal'in hız, riff ve Rock 'n' Roll temelli geleneklerine bağlı kalan, bu tutumu daha düzenli bir prodüksiyon ve olgunlaşmış bir icrayla sunan bir çalışma. BAPHOMET'S BLOOD'ın diskografisindeki en güçlü albüm olduğu konusunda aynı fikirde olmak zor; özellikle "Second Strike"ı tercih eden dinleyiciler için bu albümün bir adım geride kalması anlaşılabilir. Buna rağmen gitar yazımındaki gelişim ve bestelerin daha sıkı bir yapıya kavuşması, çalışmayı grubun diskografisinde dikkate değer bir noktaya yerleştiriyor. Türün yenilik arayışından çok klasik Speed Metal'in doğrudanlığına, yüksek temposuna ve kirli Rock 'n' Roll ruhuna değer verenler için "In Satan We Trust" hâlâ karşılığını bulan bir kayıt.

Inline image

Homepage

Bandcamp

YouTube

Facebook