ALBUM REVIEW
SATANIC WARMASTER - Drachenkreuz
Epik, melodik ve karanlık black metal.

Epik. Bu sözcüğü gerçekten çok seviyorum ve kullanacağım yerlere hep dikkat etmeye çalışıyorum. Sözcük anlamı “görkemli, güçlü, etkileyici” ya da doğrudan “destansı” olarak çevrilebilir. Bir “ya hep ya hiç” grubu olan Satanic Warmaster, sekizinci stüdyo albümü Drachenkreuz ile karşımıza çıkarken dinleyicide tam olarak bu hissi yaratıyor: Epik.
Finlandiya black metal sahnesinin en önemli isimlerinden biri olan Satanic Warmaster, 1998 senesinde Werwolf tarafından tek kişilik bir proje olarak hayata geçirildi. O günden bu yana gerek ideolojik tartışmalar gerekse ürettiği köklü müzik tarzıyla kendinden sıkça söz ettirmeyi başardı. Grubun son albümü Drachenkreuz’u ilk dinlediğimde, Finlandiya black metalinin o geleneksel raw sound’unu melodik, hatta yer yer progresife göz kırpan rifflerle harmanlamasına kesinlikle bayıldım. Benim gibi iflah olmaz bir atmosferik black metal hayranı için bu albüm büyük bir sürpriz oldu ve albüme daha da bağlanmamı sağladı. Elbette karşımızda bir melodik ya da atmosferik black metal albümü durmuyor. Sanırım ne demek istediğimi ancak albümün başına oturduğunuzda tam anlamıyla anlayabileceksiniz.
Grubu uzun süredir yakından takip ediyorsanız, bu albümün bir önceki çalışma olan Aamongandr’ın organik bir devamı ya da eşlikçisi gibi konumlandığını hemen fark edeceksiniz. Asla bir kopyası ya da tekrarı demiyorum; ancak Aamongandr albümünü de benzer estetik sebeplerden ötürü çok seven biri olarak, iki yapıtın arka arkaya dinlendiğinde son derece güçlü bir konsept ve birliktelik yarattığını düşünüyorum. Bu sebeple diskografiyi eksiksiz kavramak adına mutlaka o albüme de şans vermeli ve dinlemelisiniz.

Sekiz parçadan oluşan yapıtın açılışını yapan ‘Rex Typhonis’, standart bir introdan ziyade enstrümantal, gitar bazlı ve progresif yapısıyla albümde sizi bekleyen müzikal sürprizlerin habercisi niteliğinde. Devamındaki ‘Nosferatu's Land’ ise her anlamda tam bir klasik Satanic Warmaster şarkısı. Tüm sound’u ve atmosferiyle albümün asıl hoş geldinini yapıyor. Şarkının en başındaki “Transylvanian” çığlığı, sahnede canlı canlı duymak isteyeceğim türden bir lirik.
Gelelim albümün üçüncü ve benim adıma en favori parçası olan ‘Battlewolves’a. Bu şarkıda kafanızı sallamadan ve tempoya eşlik etmeden duramayacağınıza yemin edebilirim ama ispatlayamam. Parçayı o kadar çok beğendim ki tekrar tekrar dinlemek istemem nedeniyle bir süre diğer şarkılara geçiş yapamadım. Bunu sanırım uzun süredir ilk kez bir albümde tecrübe ediyorum; bu yüzden benim için kıymetli bir detay. Ayrıca bu şarkıda 2000’lerin başındaki o karakteristik black metal tınılarını da yoğun bir şekilde hissettiğimi söylemeden geçemeyeceğim.
Albümün dördüncü parçası ‘Holocaust in Medieval Darkness’ ve beşinci parçası ‘Infernal Armageddon’, klasik Satanic Warmaster ekolünü sürdüren, benim pek de romantize edemeyeceğim, daha sert ve düz bir yapıda. Bu durum albümün geneli için bir eksi mi? Elbette hayır; aksine albümün genel ritmini doruk noktasına çıkaran çok doğru tercihler. Favori şarkılarımdan biri olan ‘Christrape’in girişindeki sözel kısım ise kelimenin tam anlamıyla tüyleri diken diken eden cinsten. Bu stildeki prodüksiyon dokunuşlarını kişisel olarak çok beğeniyor ve albümün epik tanımını güçlendiren unsurlar olarak görüyorum. Yedinci parça olan ‘The Dragon's Cross’ ile nabız biraz düşmekle birlikte parça, bizi kapanışa mükemmel şekilde hazırlıyor. Son parça ‘Winds of Eternal War’ ise albüme vurulan tam bir altın vuruş niteliğinde.
Finlandiya black metaline ve hatta genel olarak black metal kültürüne gönül vermiş bir dinleyicinin bu albümü es geçeceğini hiç sanmıyorum. Yılın adından sıkça söz ettirecek prestijli albümlerinden biri olduğunu kesinlikle söyleyebilirim. İlginç bir şekilde hem epik kalmayı başarması hem de türün doğasına kıyasla “kolay dinlenebilir” bir yapıda olması şaşırtıcı ve anlamlı. Özetle Satanic Warmaster, karanlık müziğiyle sizi yarattığı hayalî diyarlara ürkütmeden, adeta elinizden tutarak götüren bir hikâye anlatıyor. Bu karanlık hikâyenin bir parçası olmak ya da olmamak ise tamamen sizin seçiminize kalıyor.
Metalle kalın.


