Inline image

Montreal çıkışlı DISSIMULATOR'ın ikinci uzunçaları "Artifice Dissolves", teknik Death/Thrash kesişiminin yalnızca yüksek icra becerisi üzerinden tanımlanamayacağını hatırlatan bir çalışma. "Lower Form Resistance" ile belirginleşen yaklaşım burada daha da sıkılaştırılırken grubun müziğindeki karmaşıklık, parçaların üzerine sonradan eklenmiş bir gösteri unsurunun ötesine geçmeyi başararak besteciliğin doğrudan parçası hâline geliyor. Bu nedenle albümün ilk dinleyişte yarattığı direnç ile sonraki turlarda açılmaya başlayan detaylı yapısı arasında belirgin bir fark oluşuyor.

DISSIMULATOR'ın temel gücü, teknikliği hızdan bağımsız düşünmemesi. Riffler yalnızca mümkün olduğunca karmaşıklaşmak için dallanıp budaklanmıyor; Thrash Metal'in keskin hücumları, Death Metal'in daha ağır ve fiziksel tarafı ve progresif ritmik kırılmalar aynı kompozisyon içerisinde birbirini tamamlıyor. Kısa bir bölüm içerisinde riff yoğunluğunun değişmesi, beklenmedik bir duraklama veya ritmik yön değişimi artık ayrı birer “numara” gibi duyulmuyor. Özellikle altı-yedi dakikaya yaklaşan parçalarda bu yaklaşım, sürekli değişen malzemenin parçanın bütünlüğünü bozmasını engelliyor.

Bu açıdan "Artifice Dissolves"un açılışı özellikle dikkat çekici. 'Hungry Ghosts', disonansları ve rahatsız edici yön değişimleriyle albümün ilk dakikalarında kolay bir tutunma noktası sunmuyor. Bu tercih, grubun önceki albümdeki teknik yoğunluğunu daha erişilebilir bir çerçeveye yerleştirdiğini düşünen dinleyici için bile küçük bir sınav niteliğinde. Buna karşılık 'Artifice Dissolves' ve 'Alloyed' gibi parçalar ilerledikçe rifflerin nasıl birbirine eklemlendiği daha açık biçimde ortaya çıkıyor. Başlangıçta karmaşık görünen yapıların altında oldukça kontrollü bir kompozisyon anlayışı bulunuyor.

Inline image

Ritim bölümü bu kontrolün önemli bir parçası. Philippe Boucher'ın davulları miks içerisinde gereğinden fazla öne çıkarılmadan yeterince belirgin bırakılmış; özellikle blast beat ve double bass bölümlerindeki fiziksel ağırlık, bas gitarla birlikte çalıştığında daha fazla hissediliyor. Antoine Daigneault'nun bas partisyonları da yalnızca gitarları destekleyen bir alt katman olarak kalmıyor. Hızlı bölümlerdeki hareketliliği ilk anda gözden kaçabilecek kadar dengeli sunulsa da dikkat edildiğinde ritmik yapının önemli bir bölümünü taşıdığı görülüyor. Böylece teknik icranın gösterişli tarafı ile parçaların omurgası arasında gereksiz bir ayrışma oluşmuyor.

Gitar tarafında ise grubun asıl ustalığı, riff miktarından çok rifflerin işlevinde ortaya çıkıyor. 'Neon Metropolis' ve 'Robostrobos' gibi parçalar, birbiri ardına gelen fikirlerin rastgele sıralanması yerine farklı yoğunluk seviyelerinin kontrollü biçimde değiştirilmesine dayanıyor. 'Proprioceptor'daki farklı Thrash ve Death Metal çağrışımları da aynı yaklaşımın başka bir yüzünü gösteriyor. Burada VOIVOD, CYNIC, SADUS, ATHEIST ve benzeri grupların izlerini bulmak mümkün; fakat DISSIMULATOR'ın değeri bu referansları yan yana dizmekten değil, onları kendi teknik Death/Thrash dilinin içerisinde eritmesinden kaynaklanıyor.

Albümün erişilebilirliği de tam bu noktada önem kazanıyor. "Artifice Dissolves" karmaşık olduğu hâlde sürekli olarak dinleyicinin dikkatini teknik ayrıntıya zorlamıyor. Rifflerin kompozisyon içindeki görevleri anlaşılır kaldığı için teknik pasajlar müziğin dışına taşmıyor. Bu, özellikle Technical Death Metal'in zaman zaman başvurduğu “icra edilen şeyin icra edilme biçiminden daha önemli hâle gelmesi” sorunundan kaçınmasını sağlıyor. DISSIMULATOR ne kadar hızlı veya karmaşık çalarsa çalsın, parçanın Death/Thrash karakteri ortadan kalkmıyor.

Vokaller de bu dengeyi destekliyor. Claude Leduc'un agresif vokal karakteri müziğin yoğunluğunu artırırken miks içerisinde gitarların altında kaybolmuyor. Buna rağmen vokal üretimi, enstrümantal karmaşanın üzerine ikinci bir baskı katmanı bindirecek kadar sert işlenmemiş. 'Artifice Dissolves', 'Alloyed' ve 'Proprioceptor'daki ek vokaller de bu yapıya katkı sağlıyor. Böylece vokal, teknik müzikal yapının üzerinde duran bağımsız bir unsur olmaktan çok kompozisyonun saldırganlığını yönlendiren bir parça hâline geliyor.

Prodüksiyonun tercihi ise albümün karakteri açısından özellikle isabetli. Ses temiz ve şeffaf olmasına rağmen modern Technical Death Metal'in zaman zaman başvurduğu aşırı steril veya yapay büyütülmüş estetikten uzak duruyor. Davulların doğal karakteri, gitarların sertliğini törpülemeden müziğe fiziksel bir alan kazandırıyor. Bu sıcaklık, DISSIMULATOR'ın karmaşık bestelerinin daha kolay takip edilmesinde de rol oynuyor. Teknikliği daha büyük göstermek yerine müziğin ayrıntılarını duyulur kılan bir miks tercih edilmiş.

Bilimkurgu estetiği de bu müzikal yapıyla doğrudan örtüşüyor. Albümün mekanik ve biyomekanik görsel dünyası, 'Dusk'taki daha melankolik ve atmosferik ara bölümle birlikte parçaların sürekli ileri doğru hareket eden yapısına kısa bir soluklanma alanı açıyor. Ardından gelen 'Neon Metropolis' ve finaldeki 'Robostrobos', albümün teknik yoğunluğunu yeniden yükseltiyor. Özellikle 'Robostrobos'un ilerleyen bölümündeki ritmik olarak dengesizmiş hissi veren ama kendi içinde kontrolünü koruyan riff, grubun karmaşıklığı yalnızca hız ve doğruluk üzerinden değil, fiziksel his üzerinden de kurabildiğini gösteriyor.

Yine de "Artifice Dissolves" kusursuz bir kolaylıkla açılan bir albüm değil. İlk bölümlerdeki sert geçişler, disonanslar ve sürekli değişen fikirler, özellikle Technical Death/Thrash'e aşina olmayan dinleyiciyi dışarıda bırakabilir. Bazı rifflerin güçlü bir melodik kanca yerine yapısal hareket üzerinden hatırlanması da albümün hemen kavranmasını zorlaştırıyor. Fakat bu durum burada besteciliğin kontrolsüzlüğünden çok grubun tercih ettiği anlatım biçiminin sonucu. Albüm zaman istiyor; karşılığında ise tekrar dinlendikçe ilk dinleyişte birbirine karışan ayrıntıları ayrıştırmaya başlıyor.

Grubun ikinci albümde başardığı en önemli şey, teknikliği azaltmadan onun müzikal sonuçlarını daha görünür hâle getirmek. "Artifice Dissolves" bu nedenle yalnızca daha hızlı, daha karmaşık veya daha vahşi bir devam albümü olarak değerlendirilemez. Riff, ritim, vokal ve prodüksiyon arasındaki ilişki daha sıkı kurulmuş; teknik gösteriş ile şarkı yazımı arasındaki mesafe ise mümkün olduğunca ortadan kaldırılmış. Türün geleneklerinden beslenirken bunları çağdaş bir prodüksiyon anlayışıyla birleştiren albüm, özellikle VOIVOD, ATHEIST, SADUS, CYNIC ve Technical Death/Thrash çizgisinin farklı damarlarını takip eden dinleyiciler için güçlü bir kesişim noktası oluşturuyor. "Artifice Dissolves", karmaşıklığını saklamıyor; fakat onu müziğin kendisinden ayrı bir meziyet olarak da sunmuyor. DISSIMULATOR'ın bugün için en belirgin kimliği tam olarak bu dengede yatıyor.

Inline image

https://www.20buckspin.com

https://www.facebook.com/20buckspin

https://www.instagram.com/20buckspinlabel

https://20buckspin.bandcamp.com

https://www.facebook.com/dissimulatorofficial

https://www.instagram.com/dissimulatorofficial