ALBUM REVIEW
HYVER – La Fête de la Forêt Enchantée
Teatral, masalsı ve ham black metal.

Fransız Black Metal ikilisi Hyver dördüncü albümü "La Fête de la Forêt Enchantée" ile black metalin ham ve geleneksel unsurlarını Orta Çağ anlatılarından beslenen fantastik bir dünyayla bir araya getiriyor. Léon ‘Hyver’ Guiselin'in üretkenlik tavrında dungeon ve ambient dokularla senfonik black metal arasında gidip gelen bir renk paleti, bu çalışmaya masalsı atmosferini kazandıran dilini belirleyen temel unsurlardan biri hâline geliyor. Antiq etiketiyle yayımlanan albüm, karanlık bir orman hikâyeşini merkezine alan farklı karakterlerin ve olayların iç içe geçtiği hareketli, yer yer absürt bir orman şölenini konu alıyor.
Müzikal açıdan bakıldığında Hyver'in tercih ettiği yapı oldukça yalın. Geleneksel gitar ve bas düzenlemesine sentetik klavyeler ve yapay davullar eşlik ediyor. Özellikle klavyelerin melodik bölümleri devraldığı anlarla gitarların daha hareketli ve ritmik bir karakter kazandığı kısımlar arasında kurulan ilişki, bestelerin temel hareket noktasını oluşturuyor. Bununla birlikte, melodik fikirlerin geliştirilme biçimi her zaman yeterince güçlü değil. Orta tempolu bölümler sık sık benzer bir akışa yönelirken, klavye ve gitar arasındaki karşılıklı geçişler zaman zaman bestecilik açısından yeni bir alan açmak yerine mevcut masalsı atmosferi sürdürmekle yetiniyor. Melodramatik vokal yaklaşımı da bu teatral anlatımı destekliyor; fakat müzikal çeşitlilik açısından bakıldığında dramatik etkinin zaman zaman bestelerin önüne geçtiği hissediliyor.

Albümün en sıra dışı tercihi ise Koshka Netopyr'in vokalleri. Kaynaklarda yarasa çığlıkları olarak tanımlanan, ince, kısa, filtrelenmiş ve işlenmiş sesler, alışılmış black metal vokal anlayışından oldukça uzakta duruyor. Bu seslerin insan vokalinden ziyade fantastik bir karakterin anlatımına hizmet etmesi, albümün teatral yönünü daha da belirginleştiriyor. Yer yer plastik bir his veren klavye tonları ve karmaşık duyulan davul düzenlemeleri de bu bütünün kusursuz bir müzikal yapıdan çok, kendine özgü seslerden oluşan bir sahne performansını andırmasına neden oluyor. Bu açıdan "La Fête de la Forêt Enchantée"yi yalnızca müzikal kompozisyonlar üzerinden değerlendirmek, albümün kurmaya çalıştığı dünyanın önemli bir bölümünü gözden kaçırmak anlamına gelebilir.
Şarkı isimleri üzerinden takip edilebilen anlatı da bu teatral yaklaşımı destekliyor. Gizemli orman yoluna yapılan davetle başlayan şölen, dans, kadeh kaldırma ve sonunda bir kurbağanın ezilmesiyle ortaya çıkan beklenmedik kargaşaya uzanıyor. Ambulans sirenlerinin devreye girdiği bu absürt final, albümün fantastik atmosferini alışılmış karanlık ve tehditkâr black metal anlatılarından uzaklaştırıyor. Burada müzik, yalnızca kendi başına işleyen besteler bütünü olmaktan çıkıp karakterleri, olayları ve sahneleri bulunan bir anlatının sesli karşılığına dönüşüyor. Antiq'in müziği görsel estetik ve konseptle birlikte ele alan yayın anlayışı da bu yaklaşımın arka planını anlamlandırıyor.
Bununla birlikte, teatral bütünlük ile müzikal yeterlilik arasındaki mesafe albümün en tartışmalı tarafı. Masalsı konseptin gerektirdiği melodik geçişler, neşeli synth kullanımı ve abartılı vokal karakteri belirli bir atmosfer yaratıyor; fakat bunların her biri güçlü bir bestecilik fikrine dönüşmüyor. Özellikle benzer tempolarda ilerleyen bölümlerde müzikal anlatımın gelişmek yerine aynı duygusal alan içerisinde dolaşması, albümün uzunçalar formatındaki etkisini zayıflatıyor. Özgünlüğü yalnızca alışılmadık vokal tercihinde veya fantastik hikâyesinde aramak da yeterli değil. Bu unsurlar çalışmaya belirgin bir kimlik kazandırsa da müzikal açıdan daha fazla gelişim ve çeşitlilik ihtiyacı hissediliyor.
"La Fête de la Forêt Enchantée", black metalin ham ses dünyasını bir fantastik anlatının araçlarına dönüştürme konusunda ilginç bir yaklaşım sunuyor. Geleneksel anlamda ezici gücüyle öne çıkan bestelerden oluşan, müzikal derinliğiyle kendini fark ettiren bir albüm değil; hatta bazı bölümlerinde konseptin müziğe hükmetmesine izin veriyor. Buna karşılık, teatral karakteri, absürt mizahı ve alışılmadık vokal kullanımıyla kendi küçük dünyasını kurmayı başarıyor. Bu nedenle albümün değerini, black metalin renk paletine yeni bir ton katip katmadığında aramak yerine, türün ses ve estetik mirasını farklı bir anlatım biçimi için kullanmasında aramak gerek. Müzikal gelişim ve bestecilik bütünlüğü arayanları tatmin etmesi zor olsa da black metalin fantastik, dungeon ve teatral yönleriyle ilgilenen dinleyiciler için kesinlikle kendine özgü bir çalışma.

Antiq Records

