Inline image

Galiçya çıkışlı DANTALION, 2004 yılında başlayan müzikal yolculuğunda onuncu çalışmasıyla kariyerinde yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Grubun kariyeri 20 yılı geride bırakmış olmasına rağmen son çalışmaları medyada şaşırtıcı biçimde pek yer bulamadı.

Pit-Stop’ın underground sahneye yaklaşımını bu webzine’i takip edenler artık anlamıştır. Webzine’in tavrı, gözden uzak kalmış grupları ve albümleri sizlere ulaştırmak. Ayrıca albümün Base Record Production desteğine sahip olması da heyecan verici. İspanyol underground sahnesini az çok takip eden herkes bilir ki Base Record’un sahibi Gaspar, tanıdığım en amansız underground metal destekçilerinden biri. Bir dönem vokalistliğini yaptığım Diablolical Raw’ın son tam zamanlı albümü için yana yakıla label aradığımız dönemde bize destek olduğu günleri asla unutamam. Gaspar dostum, sana en içten selamlarımı gönderiyorum.

Girişi çok uzattim farkındayım tekrar albüme dönelim. Grubun kurucu üyeleri Naemoth ve Netzja'nın şekillendirdiği "Dantalion", geçmişteki death metal ağırlıklı yaklaşımından uzaklaşarak melodik black metalin daha atmosferik, duygusal ve melankolik tarafına yöneliyor. Bu değişimin önemli bir parçası da 2013-2019 yılları arasında grupta yer alan vokalist Diego'nun yeniden kadroya katılması. Yedi parçadan oluşan albüm, DANTALION'ın karanlık müzikal kimliğini insan doğasının çürümüşlüğü ve kötülüğün içsel varlığı üzerine kurulu daha kişisel bir anlatımla birleştiriyor.

Açılışı yapan 'Born of My Own Damnation', gitarların karanlık melodileriyle vokalin sert karakterini aynı zeminde buluşturarak albümün genel atmosferini belirliyor. Diego'nun hırıltılı, yer yer melodik bir karakter kazanan vokal yaklaşımı, parçaların duygusal ağırlığını artıran önemli unsurlardan biri. Growl ile black metalin kendine özgü çiğ vokal tonları arasında dolaşan performansı, özellikle insanın kendi karanlığıyla hesaplaşmasını konu alan sözlerle uyumlu bir bütünlük oluşturuyor. Vokal kullanımındaki bu çeşitlilik, albümün yalnızca agresiflik üzerinden ilerlemesini engelleyerek müziğe daha derinlikli bir ifade alanı kazandırıyor.

Inline image

Netzja'nın gitar çalışmaları ise DANTALION'ın melodik black metal yönelimini belirginleştiren başlıca unsur. Tremolo pasajlarıyla şekillenen karanlık melodiler, daha ritmik ve hareketli rifflerle dönüşümlü olarak kullanılıyor. 'Ascend Through Ruin' bu yaklaşımın dikkat çekici örneklerinden biri. Parçadaki melodik gitar bölümleri, sert rifflerin arasından sıyrılarak besteye daha görkemli bir karakter kazandırıyor. Gitarların yalnızca agresifliği beslemek yerine atmosferin gelişimine de katkıda bulunması, albümün müzikal anlatımını zenginleştiriyor. Benzer biçimde 'Where the Hidden Demons Rise' içerisinde karşımıza çıkan karanlık melodik yapı, grubun atmosfer yaratma konusundaki becerisini ortaya koyuyor. Özellikle gitarların oluşturduğu sinematik karakter, parçaların tematik dünyasını destekleyen önemli bir ayrıntı.

Naemoth'un davul performansı da bu müzikal yapının hareket alanını belirliyor. Gitarların melodik ağırlığıyla ritmik sertlik arasında kurulan ilişki, albümün atmosferik yönünün durağanlaşmasını önleyen unsurlardan biri. Bununla birlikte DANTALION, bestelerini sürekli tempo değişimleri veya karmaşık yapılar üzerine kurmak yerine melodik fikirlerin ve karanlık atmosferin gelişimine öncelik veriyor. Bu tercih, parçalar arasında belirli bir bütünlük sağlarken albümün genel karakterini de daha tutarlı hâle getiriyor. Dolayısıyla "Dantalion", ilk dinleyişte sürekli yeni sürprizler sunan bir çalışma olmaktan ziyade, melodik dokusunu ve ruh hâlini zaman içerisinde belirginleştiren bir yapıya sahip.

Prodüksiyon tarafında Brais Barreiro'nun çalışması, gitarların melodik ayrıntılarını ve enstrümantal bölümlerin netliğini ön plana çıkarıyor. Genel ses karakterinin temiz ve belirgin olması, tremolo melodilerinin ve riff geçişlerinin takip edilmesini kolaylaştırıyor. Diego'nun vokalleri ise enstrümanlara kıyasla daha pürüzlü bir karakter taşıyor. Bu farklılık, yer yer vokalin gitarların gerisinde kalmasına neden olsa da performansın kendine özgü dokusunu korumasını sağlıyor. Özellikle melodik gitarların yoğunlaştığı bölümlerde vokalin bu çiğ karakteri, albümün atmosferine farklı bir sertlik katıyor. Miks açısından her unsurun eşit açıklıkta duyulduğunu söylemek mümkün olmasa da prodüksiyonun genel yaklaşımı, DANTALION'ın melodik ve karanlık yönelimini destekliyor.

Lirik açıdan insan doğasının karanlık tarafına odaklanan albüm, geleneksel black metalin alışıldık satanist anlatılarından ziyade kötülük, duygusal boşluk ve insanın kendi yıkımına sürüklenmesi gibi temaları işliyor. Bu yaklaşım, müziğin melankolik karakteriyle de örtüşüyor. DANTALION'ın karanlığı yalnızca saldırganlık veya şeytani imgeler üzerinden değil, insanın kendi doğasına ilişkin karamsar bir bakışla ele alması, albümün atmosferine daha içsel bir boyut kazandırıyor. Melodik yapıların zaman zaman ön plana çıkması da bu anlatımın müzikal karşılığını oluşturuyor.

DANTALION'ın uzun kariyeri düşünüldüğünde kendi adını taşıyan bu albüm, grubun kendisini yeniden konumlandırdığı önemli bir çalışma niteliğinde. Death metal geçmişinden melodik black metalin daha atmosferik ve duygusal alanına uzanan bu yönelim, grubun müzikal kimliğini farklı bir perspektiften değerlendirmesine olanak tanıyor. Elbette parçalar arasındaki benzerlikler ve bazı bölümlerde daha fazla kompozisyonel çeşitlilik beklentisi, albümün gelişim alanlarını oluşturuyor. Buna rağmen güçlü melodik pasajlar, Diego'nun karakteristik vokalleri ve karanlık temaların müzikle kurduğu uyum, çalışmanın bütünlüğünü korumasını sağlıyor. DANTALION, onuncu albümünde geçmişini tamamen geride bırakmadan yeni bir müzikal ifade alanı oluşturuyor. Melodik black metalin atmosferik ve melankolik tarafını tercih eden dinleyiciler için bu kayıt grubun diskografisinde dikkatle değerlendirilmesi gereken bir dönüm noktası.

Inline image

Bandcamp

Instagram

YouTube

Facebook