Inline image

Teknik black/death metalin keskin riff geometrisini progresif yapısal kırılmalarla buluşturan SHABTI, "Haze, Cacophony, And White Light" ile müziğini yalnızca hız ve teknik gösteri üzerinden kurmuyor. Rifflerin sürekli yön değiştirdiği, ritim bölümünün bu hareketliliği ağır ve keskin vuruşlarla dengelediği albüm, dinleyicinin parçaların içindeki yapısal bağlantıları takip etmesini gerektiren yoğun bir kompozisyon anlayışına sahip. Maine çıkışlı grubun üçüncü albümü, black metalin karanlık estetiği ile teknik death metalin hesaplı saldırganlığını aynı potada eriterek kendi dar fakat belirgin alanını oluşturuyor.

Grubun üçüncü albümü "Haze, Cacophony, And White Light", teknik black/death metalin alışıldık hız ve yoğunluk parametrelerini yalnızca artırmakla yetinmeyip, bunları sürekli değişen riff geometrileriyle daha hesaplı bir kompozisyon anlayışına bağlıyor. Gitarlar bir yandan keskin tremolo çizgileri, legato geçişleri ve thrash metalden devralınan kesik aksanlarla ilerlerken, diğer yandan death metalin ağır gövdesini koruyor. Bu nedenle albümün karmaşıklığı rastgele bir teknik gösteriye dönüşmüyor; parçaların temel davranışını belirleyen yapısal bir unsur olarak çalışıyor.

Rob Cook’un gitar çalışı özellikle bu yaklaşımın merkezinde. Riffler sık sık yön değiştiriyor, fakat bu değişimler yalnızca tempo veya ölçü farklılıklarından ibaret değil. Hızlı bölümlerde tremolo picking ve blast beat’ler black metalin süreklilik hissini kurarken, teknik death metal kökenli kırılmalar bu akışı parçalıyor. "Blood For A Blessing" içindeki choppy aksanlar ile legato pasajların yan yana kullanılması bunun belirgin örneklerinden biri. SHABTI burada iki ayrı riff dilini art arda sergilemek yerine birbirinin içine geçiriyor. Sonuç, dinleyicinin parçanın tonal ve ritmik merkezini sürekli yeniden kurmak zorunda kaldığı bir yapı.

Inline image

Ray Capizzo’nun davulları bu karmaşıklığın yalnızca arkasında duran bir eşlik unsuru değil. Blast beat’ler yüksek tempolu pasajların itici gücünü oluştururken, daha yavaş ve orta tempolu bölümlerde ritmik yoğunluk azaltılarak gitarların yön değiştirmesine alan açılıyor. Albümün altı parçaya yayılan temposal çeşitliliği de bu nedenle önemli: SHABTI sürekli yüksek hızda kalmak yerine ağırlaşma, ilerleme ve yeniden hızlanma üzerinden gerilim kuruyor. "Rise Of The Shabti"nin thrash’e yaklaşan groove’u, albümün teknik black/death çerçevesi içinde bile daha doğrudan bir ritmik tutunma noktası yaratıyor.

Brendan Hayter’ın bası ise özellikle yoğun gitar katmanları arasında albümün düşük frekans omurgasını belirginleştiriyor. Kaynaklarda tarif edilen kalın bas tonları, teknik rifflerin üst frekanslarda parçalanıp yeniden birleştiği anlarda müziğin fiziksel ağırlığını koruyor. Bu ayrım önemli; çünkü SHABTI’nin temel problemi teknik kapasite eksikliği değil, tam tersine bu kapasitenin dinleyici açısından takip edilebilir bir bütünlüğe nasıl dönüştürüleceği. Basın güçlü tutulması, karmaşık gitar yazımının tamamen soyut bir egzersize dönüşmesini engelliyor.

Vokal yaklaşımı da black ve death metal arasındaki konumlanmayı doğrudan destekliyor. Rob Cook’un death metal growlları zaman zaman siyah metal çığlıklarıyla yer değiştiriyor; bazı growllarda kirli fakat belirgin bir melodik nüans bulunuyor. Arka planda kısa süreli temiz vokal kullanımı ise albümün genel vokal karakterini değiştirecek kadar baskın değil. Burada önemli olan, temiz vokalin bir kontrast yaratması ancak albümün temel estetik dilini yeniden tanımlamaması. Vokal, müziğin zaten yüksek olan yoğunluğunu açıklamak yerine onun içinde bir başka katman olarak işliyor.

Albümün en uzun parçası "A Weary Creation", SHABTI’nin kompozisyon yaklaşımını en açık biçimde gösteriyor. Yaklaşık on dakikalık süresine rağmen düz bir progresif metal anlatısına yönelmiyor. Parça boyunca gerçekleşen çok sayıdaki dönüşüm, klasik anlamda büyük bir zirveye hazırlanmak yerine müziğin yönünü sürekli değiştiriyor. Buna karşın ilk kaynakta dikkat çekici bulunan nokta, grubun bu uzunluk içerisinde zaman zaman şaşırtıcı ölçüde istikrarlı ilerleyebilmesi. Teknik müziğin her saniyeyi yeni bir fikirle doldurma zorunluluğuna kapılmaması, parçanın uzunluğunu yalnızca gösterişe dönüştürmüyor.

"Haze, Cacophony, And White Light" ise albümün kavramsal merkezini oluşturuyor. Sözlerde çocukluk, travma, din, yabancılaşma ve fiziksel çevrenin yarattığı baskı iç içe geçerken müzik de bu anlatının doğrudan bir karşılığını üretmekten çok, sürekli bozulan bir perspektif yaratıyor. Albümün genelindeki yön değiştiren riffler burada başlıktaki "haze" ve "cacophony" kavramlarını estetik bir süs olarak değil, kompozisyon mantığının parçası olarak karşılıyor. Ancak grubun başarısı, kaosu tamamen kontrolsüz bırakmamasında yatıyor: parçaların altında hâlâ belirgin bir teknik death metal iskeleti mevcut.

Sözler açısından bakıldığında SHABTI’nin yaklaşımı da müziğin türler arasındaki hareketiyle paralellik gösteriyor. "Ambrosia And Lamb’s Blood" örgütlü inanç, manipülasyon ve dini otoriteyi hedef alan bir anlatı kurarken, "A Weary Creation" kişisel travma ile dini kurtuluş beklentisini aynı çerçevede buluşturuyor. "Blood For A Blessing" daha kabusvari ve parçalı imgeler üzerinden ilerliyor. "Sojourner" ölüm, kayıp ve öte dünyaya yönelen bir arayışı ele alırken, "Rise Of The Shabti" ölçeği kişisel ve mitolojik düzlemden çıkarıp sınıf, sömürü ve insanlığın geleceğine taşıyor. Özellikle son parçada uzaya gönderilen seçkinler, onları taşıyan işçilerin geride bırakılması ve sonunda Shabti figürlerinin insanlığın mirasını devralması, albümün mitolojik dilini distopik bilimkurguya bağlıyor.

Bu tematik genişleme, grubun tür içindeki konumunu da açıklıyor. SHABTI doğrudan geleneksel black metal atmosferinin peşinde değil; black metalin tremolo ve vokal estetiğini, death metalin fiziksel ağırlığını ve teknik/progresif metalin yapısal hareketliliğini aynı kompozisyon sistemine yerleştiriyor. Çağdaş extreme metalde tekniklik çoğu zaman steril bir prodüksiyon ve kusursuz icra üzerinden sunulurken SHABTI’nin tercih ettiği yaklaşım daha sert ve organik bir saldırganlık taşıyor. Etkileyici olan da burada teknik kapasitenin gösteri amacıyla değil, parçaların yön duygusunu sürekli bozmak için kullanılması.

Prodüksiyon bu yaklaşımı destekleyecek ölçüde güçlü ve temiz. Gitar, bas ve davulların ayrı ayrı duyulabilir olması, böylesine yoğun aranjmanlarda ciddi bir avantaj sağlıyor. Fakat berraklık, müziğin karmaşasını ortadan kaldırmıyor. Tam tersine, ayrıntıların daha rahat duyulabilmesi bazen albümün takip edilmesini zorlaştırıyor; çünkü aynı anda işleyen çok sayıda riff, ritmik kırılma ve vokal katmanı bulunuyor. Bu nedenle "Haze, Cacophony, And White Light"ın temel paradoksu ortaya çıkıyor: profesyonel prodüksiyon teknik ayrıntıları görünür kılıyor, fakat bu ayrıntıların toplamı albümü daha kolay tüketilir hâle getirmiyor.

Bu durum aynı zamanda albümün hem gücü hem sınırı. SHABTI, çağdaş blackened death metalin teknikleşme eğilimini daha fazla katman ekleyerek değil, kompozisyonu istikrarsızlaştırarak ileri taşıyor. Bunun karşılığında dinleyiciden doğrudan riff merkezli bir dinleme yerine, parçaların sürekli yeniden biçimlenmesine ayak uydurmasını bekliyor. "Rise Of The Shabti"nin daha belirgin thrash groove’una rağmen albümün genel karakteri bu erişilebilirlik alanına kalıcı olarak yerleşmiyor.

"Haze, Cacophony, And White Light" bu nedenle teknik yeterliliğini kolayca sergileyen, fakat asıl kimliğini erişilebilirlikten bilinçli biçimde uzak durarak kuran bir kayıt. SHABTI’nin black/death metal tabanını progresif ve teknik düzenlemelerle genişletmesi gerçekten müziğin kompozisyon mantığını değiştiriyor; kullanılan fikirler dekoratif kalmıyor. Bunun bedeli ise albümün dar fakat belirgin bir dinleyici alanına hitap etmesi. Teknik ayrıntıyı çözmekten çok, sürekli değişen yapıların içinde yön bulmaya çalışan bir dinleme biçimi talep ediyor ve tam da bu nedenle çağdaş ekstrem metalin daha öngörülebilir teknikleşme çizgisinden ayrılıyor.

Inline image

https://shabti.bandcamp.com

https://www.instagram.com/shabti_official

https://www.facebook.com/metalshabti

https://linktr.ee/contemnlight

https://contemnlight.bandcamp.com

https://www.instagram.com/contemnlight

https://www.facebook.com/contemnlight