Inline image

Fransız underground black metalinin melodik ve ortaçağ referanslı damarına dungeon synth'in lo-fi estetiğini ekleyen TAUFPATIN, "Les Malfaisances de la Taufpatin" ile müziği kadar anlatı dünyası da oldukça net bir ilk albüm ortaya koyuyor. Antiq etiketiyle yayımlanan kayıt, 18. yüzyıl Doğu Fransa ve Alsas bölgesinden gelen, kötülükleri nedeniyle kazığa bağlanarak yakıldığı söylenen cadı La Taufpatin'in yeniden ortaya çıkışını merkezine alıyor. Fransızca anlatılan bu hikâyenin arkasındaki mizahi taraf bir yana bırakıldığında, albümün müzikal omurgası şaşırtıcı ölçüde ciddi ve tutarlı.

Açılışı yapan synth'ler daha ilk dakikalarda kaydın estetik sınırlarını belirliyor. Dungeon synth ve keller synth dokuları, black metal gitarlarının ham yüzeyiyle birleşirken ortaçağ hissini süs olarak kullanmak yerine bestelerin içine yerleştiriyor. Gitarlar çoğunlukla melodik riffler üzerinden ilerliyor; zaman zaman kullanılan lead ve sololar da aynı melodik anlayışı sürdürüyor. Burada teknik gösterişten ziyade hatırlanabilir motifler ve genişleyen melodik çizgiler önem taşıyor. Özellikle ağır ilerleyen bölümlerde bu yaklaşım, müziğin karanlığını yalnızca distorsiyonla değil, melodinin kendisiyle kurmasını sağlıyor.

Albümün temposu genel olarak ağır ve ölçülü. Blast beat ya da sürekli yüksek hız üzerine kurulu bir black metal anlayışı yerine, rifflerin yeterince alan bulduğu daha epik bir akış tercih edilmiş. Bu durum "Les Malfaisances de la Taufpatin"ın atmosferini doğrudan etkiliyor. Ritim bölümü gitarların melodik karakterini desteklerken parçalar birbirini yalnızca hız değişimleriyle değil, melodik ve atmosferik ayrımlarla takip ediyor. Böylece albümün sakin sayılabilecek temposu bir eksiklik olmaktan çıkıp anlatının ilerlemesini sağlayan temel araçlardan birine dönüşüyor.

Vokaller ise bu yapının üzerinde belirgin biçimde kirli ve garst bir black metal karakteri taşıyor. Çığlıklar melodik altyapının üzerine yerleşerek parçaların karanlık tarafını güçlendirirken bazı bölümlerde spoken word ve temiz vokal kullanımı ortaya çıkıyor. Bu teatral müdahaleler, Fransızca anlatının kavramsal tarafını müziğin içine çekiyor. Albümün hikâyesi zaten geleneksel bir karanlık fantezi anlatısından ziyade absürt bir intikam öyküsü olduğundan, vokal çeşitliliği bu dünyayı tamamlayan bir unsur hâline geliyor.

TAUFPATIN'ın en ilginç taraflarından biri, bu anlatı ile müziğin tonları arasındaki karşıtlık. La Taufpatin'in peri partisine davet edilmemesi üzerine intikam planlaması, çikolata yemesi ve iyi perilere kötü büyüler hazırlaması oldukça tuhaf bir hikâye. Buna karşın müzik, bu hikâyeyi bir komedi parodisine dönüştürmüyor. 'L'Affront' ile başlayan yapı, 'Opération Vengeance' gibi daha görkemli ve marş karakterine yaklaşan anlarda belirgin biçimde büyüyor. Buradaki melodik yükselişler, karakterin kişisel öfkesini müzikal ölçekte genişletiyor. Konseptin absürtlüğü ile müziğin ciddiyeti arasındaki mesafe, albümün kimliğinin önemli bir parçası.

Dungeon synth kullanımı da aynı nedenle işlevsel. Synth'ler orkestral bir ihtişam yaratmaya çalışmıyor; kimi zaman özellikle basit, eski moda ve hafifçe tuhaf tınlayan seslerle ortaçağ atmosferini kuruyor. Bu tercihin önemli sonucu, albümün yapay bir epik metal prodüksiyonuna dönüşmesini engellemesi. Gitarların ham dokusu, synth'lerin görece ilkel karakteri ve karanlık prodüksiyon birlikte düşünüldüğünde kayıt, temiz ve modern bir stüdyo estetiğinden özellikle uzak duruyor. Buna rağmen enstrümanlar belirsiz bir gürültü yığınına dönüşmüyor; melodiler ve düzenlemeler yeterince seçilebilir kalıyor.

Bu noktada BLUT AUS NORD'un "Memoria Vetusta" dönemine yapılan benzetme de anlam kazanıyor. Özellikle psychedelic bir his yaratan melodik rifflerde, ham prodüksiyonla birleşen hipnotik atmosfer ve ağır ilerleyen yapı bakımından benzer bir estetik yakınlık hissediliyor. Ancak TAUFPATIN bu referansın içinde tamamen erimiyor. Albüm ilerledikçe daha geleneksel black metal yazımına yaklaşan parçalar, bu psychedelic eğilimi kesintiye uğratıyor. Bu durum bir yandan kayda çeşitlilik kazandırırken diğer yandan albümün bütününde hafif bir dengesizlik yaratıyor. Bazı bölümlerde beklenen atmosferik gelişimin yerini daha klasik bir black metal yaklaşımının alması, parçalar tek tek ele alındığında daha belirgin hâle geliyor.

Yine de bu tutarsızlık albümün genel akışını ciddi biçimde zedelemiyor. Tam tersine, görece sakin tempo ve parçaların melodik ayrışması sayesinde kayıt bütün olarak dinlendiğinde daha dengeli bir izlenim bırakıyor. 'Opération Vengeance' bu açıdan önemli bir örnek: albümün daha görkemli tarafını ortaya çıkarırken, melodik yapı ile hikâyenin intikam fikrini aynı noktada buluşturuyor. 'Je reste la plus belle' ise anlatının kendini beğenmiş ve tavizsiz karakterini sürdürerek albümün teatral dünyasını tamamlıyor. Kaydın en iyi anları, konsept ile müziğin birbirini açıklamaya başladığı bu tür bölümlerde ortaya çıkıyor.

Albümün görsel ve kavramsal tarafı da müzikal yaklaşımından ayrı düşünülemiyor. Antiq'in ses, görsel kimlik, video, tavır ve fiziksel nesneyi aynı bütünün parçaları olarak ele alan yaklaşımı, TAUFPATIN'ın dünyasına özellikle uygun düşüyor. La Taufpatin'in 18. yüzyıldan günümüze taşınan cadı kimliği, Fransızca anlatı ve dungeon synth'in eski teknoloji hissi aynı estetik çevrede buluşuyor. Buradaki bütünlük, albümün özgünlüğünü yalnızca rifflerde aramamak gerektiğini gösteriyor.

"Les Malfaisances de la Taufpatin" kusursuz bir bestecilik gösterisi değil. Bazı parçalar, albümün daha psychedelic ve atmosferik tarafının yarattığı beklentiyi daha geleneksel black metal çözümleriyle karşılıyor ve bu geçişler her zaman organik hissettirmiyor. Ancak bu durum, özellikle melodik yapının, ağır tempoların ve ham prodüksiyonun oluşturduğu genel karakteri ortadan kaldırmıyor. TAUFPATIN'ın asıl başarısı, konseptinin absürtlüğünü müziğin ciddiyetini bozacak bir şakaya dönüştürmemesi. Tam tersine, cadı hikâyesinin tuhaflığını karanlık, melodik ve ortaçağ atmosferi taşıyan bir black metal diliyle destekliyor.

Bu nedenle "Les Malfaisances de la Taufpatin", atmosferik black metal ve dungeon synth arasında yalnızca türsel bir kesişim noktası olarak kalmıyor. Geleneksel melodik black metalin tanıdık araçlarını, belirgin bir karaktere sahip anlatı ve görsel dünyayla birleştiriyor. Yer yer dengesini kaybetsede bütün olarak bakıldığında kişiliği kolayca seçilebilen, melodik açıdan güçlü ve underground estetiğini bilinçli biçimde koruyan bir ilk albüm. TAUFPATIN'ın burada en önemli kazancı, kendi dünyasını kurmak için müzikal gösterişe değil, atmosfer, melodi ve anlatı arasındaki uyuma güvenmesi.

Inline image

antiqrecords.com
facebook.com/antiq.label 
antiqofficial.bandcamp.com