Independent
Black Metal
08/10

Türkiye black metal sahnesinin taze kanı Tünböri, ilk uzunçalar albümü “Güneş Tuğ Ol, Gök Kurıkan”ı 4 Nisan’da yayımladı. Albüm, Türk tarihi, mitolojisi ve edebiyatını merkezine alan bir tematik zemin üzerinde yükseliyor. Bu yaklaşım, Türkiye black metal sahnesinde uzun yıllardır yeterince ilgi görmeyen bir alanı işaret ediyor; dolayısıyla ortada belirgin bir boşluk olduğu söylenebilir. Tünböri ise bu boşluğu doldurmaya aday, kalıcı bir işe imza atmış görünüyor.

Tünböri; Körmös (Ave Sanguine) ve Sazakan’dan (Ohol Yeg) oluşan bir ikili. 2025’te yayımladıkları ilk kayıt “Kurt Başlı Sancak” EP’si ile sahneye iddialı bir giriş yapmışlardı. EP’nin ardından arayı fazla açmadan 2026 içerisinde ilk albümün gelmesi, ikilinin Tünböri’yi basit bir home recording projesi olarak görmediğinin açık bir göstergesi.

Albüm, oldukça karanlık ve old school bir sound’a sahip. Gitar işçiliğinde tremolo picking icrası belirleyici bir rol oynarken, bu yapıyı destekleyen en önemli unsur davullarda öne çıkan blast beat kullanımı. Tüm enstrümanların icrası Körmös’e ait; aynı zamanda kayıt ve mix sürecini de üstlenen müzisyen, ham ve cilasız ama her enstrümanın net biçimde duyulabildiği bir prodüksiyon yakalamış. Vokallerin enstrümanları boğmadığı bu yapı, özellikle 90’lar İskandinav ikinci dalga black metal sound’unu anımsatan, türün ruhuna uygun bir bütünlük sunuyor.

Ohol Yeg’ten tanıdığımız Sazakan ise vokallerde oldukça başarılı bir performans sergiliyor. Önceki projesinde daha niş ve karakteristik bir vokal yaklaşımıyla dikkat çeken müzisyen, burada Tünböri’nin sound’una uygun şekilde farklı bir vokal dokusu geliştirerek albümün genel etkisini bir üst seviyeye taşıyor.

Albümün sözlerine bakıldığında, Tünböri’nin yalnızca müzikal değil, lirik anlamda da tutarlı ve bütünlüklü bir dünya kurduğu görülüyor. Göktürk yazıtlarının dilinden ve üslubundan beslenen arkaik anlatım; Türk mitolojisi, devlet geleneği ve savaş ethosunu iç içe geçirerek epik ve ritüelistik bir atmosfer yaratıyor. “Bilge Kağan”, “Motun Börü Tonga” ve “Kür Şad İhtilali” gibi parçalarda tarihsel figürler ve kolektif hafıza öne çıkarken; “Börü Budun” ve “Güneş Tuğ Ol, Gök Kurıkan” gibi eserlerde birlik, kut ve töre vurgusu neredeyse marş formuna bürünüyor. “Öd Tengri yaşar” gibi tekrar eden ifadeler zamansızlık hissini pekiştirirken; “kurt başlı sancak”, “demir dağ” ve “Ötüken” gibi semboller güçlü bir mitopoetik omurga oluşturuyor. Türkiye black metal sahnesinde bu temaları merkezine alan çok fazla örnek bulunmazken, 2022’de Diabolical Raw’ın “Elegy of Fire Dusk” albümünde benzer bir yaklaşım görmek mümkündü. Ancak Tünböri, bu az işlenen temayı çok daha bütünlüklü ve ikna edici bir şekilde ele almayı başarıyor.

Albümün artwork’üne gelindiğinde ise grubun logosu oldukça başarılı olsa da, ilk uzunçalar için kapak görselinin daha özgün bir çalışma olabileceği düşüncesi ağır basıyor. Dolunay ve önünde uluyan bozkurt figürü; yıllardır çeşitli dernekler, kültürel yapılar ve farklı çevreler tarafından sıklıkla kullanılan, bu nedenle de klişeleşmiş bir imge. Daha özgün bir görsel tercih, albümün genel etkisini güçlendirebilirdi.

Artıları ve eksileriyle genel bir değerlendirme yapmak gerekirse, “Güneş Tuğ Ol, Gök Kurıkan” Türkiye black metal sahnesi adına son derece heyecan verici ve başarılı bir albüm. Türün hem müzikal hem de kavramsal potansiyelini yerel unsurlarla harmanlayan bu çalışma, kesinlikle şans verilmesi gereken bir kayıt.