Inline image

Selam millet; nasıl gidiyor? Haziran sıcaklarında sokaklarda gezinmek, hele ki Antalya gibi bir şehirde gezinmek, insanda ister istemez varoluşsal sorgulamalara sebep olabiliyor. İşte tam da bu minvalde önümüzde, Abyssal Rift'in ikinci death/doom metal albümü olan “Relics of Great Ash” var. 10 Ağustos'ta Transcending Obscurity Records etiketiyle piyasaya sürülecek olan albüm; 35 dakika boyunca boğucu ağırlığı, atmosferik, kasvetli pasajları ve yırtıcı soloları ile karmaşık bir yapıya sahip dinleme deneyimi sunuyor. Tabii bu yazdıklarımın hepsini kusursuz bir şekilde dengelemeyi de başarmışlar ki burası önemli.

Hafiften albüme dalalım. Tabii sizler albüme henüz erişim sağlamadınız ama dinlediğinizde hissedeceğiniz (hatta yayınlanan iki parçada da hissedeceğiniz) şarkı içerisindeki geçişlerde ağır ve boğucu doom bölümleri ile daha saldırgan death metal kısımlarını sürekli birbirine bağladıklarını işiteceksiniz. Grup burada sadece riff yazmak yerine "çürüyen bir dünyanın içinde yürüyormuşsun" hissi yaratmaya çalışmış. Basit görünse de şarkı yapıları beklenenden daha detaylı kurulmuş. 

Yer yer endüstriyel ve karanlık ambient dokular kullanmışlar. Albümün temasına baktığımızda; din, varoluş, nihilizm, insan iradesi ve kozmik boşluk gibi temaların etrafında dönen karanlık bir konsept izlenimi veriyor. Gitarlar kalın tonlarda; daha yavaş ama ezici riffler, davulun groove yaratmaktan çok atmosferi desteklediği bölümler ve bass’ın gitarın altında dev bir gölge gibi dolaştığı bir yaklaşım var. Yayınlanan iki parçaya baktığımızda; "Consummate Design" ya da "The Enlightenment (There Was Never Will)"de atmosfer, doomdan da çok death metalin tam karanlık yönünü bizlere sunuyor. Sanki uzaya çıkmışsın da, kafandaki kask delinmiş ve boğuluyorsun hissi uyandırıyor. Beyin kıvrımların bile oksijensizlikten çatlıyor gibi. Bu da tam olarak aslında iyi yazılmış "karanlık ölüm metalinin" ulaşmaya çalıştığı noktalardan biri. 

Inline image

Ölüm metalinin birçok alt türü saldırganlık, vahşet veya teknik gösteriş üzerine kurulur. Ama Abyssal Rift’e baktığımızda amacın daha çok kozmik dehşet ve bunaltı yaratmak olduğunu görüyoruz. Buradaki karanlık, klasik korku filmi karanlığı değil ama. Bir düşmanla savaşmıyorsun. Bir çıkış yolu da yok. Daha çok; sonsuz boşluk hissi, insanın önemsizliği, zamanın ve mekânın anlamsızlaşması, boğucu bir bilinmezlik gibi şeyler. Bunu da müzikal olarak; rifflerin genellikle akılda kalıcı olmaktan çok gerilim yaratmaya çalıştığı, kulakta sürekli bir huzursuzluk hissettirdiği, davulların atraksiyona girmeden duvar ördüğü, gitar tonlarının "keskin" değil de daha çok üstüne çöken bir sis gibi olduğu varsayımsal birkaç şeyle başarıyorlar. Bu başarı, dinleyicinin aklında; Portal’ın müziğindeki bazen şarkı olmaktan çıkıp kâbusa dönüştüğü yapı, 

Dead Congregation’ın daha geleneksel ama aynı ölümcül ağırlık hissli yapısı, Abyssal’ın kozmik ve ezici atmosfer konusunda çok güçlü yönünü getiriyor. “Relics of Great Ash”a baktığımızda grup, ilk albümlerindeki çürümüş mezar atmosferini korumuş; ama bu sefer daha büyük ve kozmik bir ses alanı yaratmış gibi duruyor. Vokallerin en sevdiğim yanı, "ön plandaki bir anlatıcı" gibi davranmamaları. Birçok death metal grubunda vokal, rifflerin üzerine çıkar ve şarkıyı sürükler. Abyssal Rift'te ise vokaller sanki müziğin içinden geliyor. Bazen bir insanın bağırışını değil de bir mağaranın içinden gelen yankıyı, bir mezarın altından yükselen homurtuyu ya da çok eski, çürümüş bir şeyin son nefesini duyuyormuşsun gibi. Buradaki çürümüşlük tam olarak organik bir çürüme yalnız. Gitar tonlarında da aynı şey var. Çok fazla parlak frekans bırakmamışlar. Her şey nemli bir bodrumda yıllarca beklemiş gibi geliyor kulağa. Ölüm metalinde bazen "ağır" olmak için ton kalınlaştırılır. Ama Abyssal Rift'te tonlar sadece ağır değil, aynı zamanda eski ve hasta hissettiriyor. "Bu müzik kaydedilmemiş de, sanki yerin çok altında keşfedilmiş." gibi. 

İyi bir ölüm metali kafa sallamaya yönlendirir; iyi bir karanlık ölüm metali ise bulunduğun odayı değiştirir. “Relics of Great Ash”ı dinlerken bulunduğun yerde bir şey sana saldırmıyor. Bir şey seni kovalamıyor. Ama bulunduğun yer yanlış. Ve bunu her saniye biraz daha fazla fark ediyorsun. Çürümüşlüğü seviyor, Incantation gibi bu çürümüş mağara hissinin atalarının izinden giden, Disembowelment gibi ürkütücü boşluğu hissetmek istediğiniz, Spectral Voice gibi toprağın altından gelen sesleri işittiğiniz, Temple of Void gibi atmosfer ile riff yazımını çok iyi dengeleyen bir albüm arıyorsanız, Abyssal Rift sizi yakalayacaktır millet. Basslarınız tok, davullarınız sağlam, riffleriniz çürümüş olsun. Metalle kalın.

HÜS


Abyssal Rift Bandcamp
Official Transcending Obscurity Site
Transcending Obscurity Facebook
Abyssal Rift Facebook
Abyssal Rift Instagram
Official Label YouTube Channel
Label US Store

Indiemerch Store
Label Europe Store