ALBUM REVIEW
CHAMBER OF UNLIGHT - Avernus
Karanlık, atmosferik, büyüleyici.

Finlandiya black metalini oldum olası çok sevmişimdir. Bu yüzden daha önce radarımda olmayan CHAMBER OF UNLIGHT'ın yeni albümü "Avernus"u değerlendirmek benim için büyük bir keyif ve keşif oldu. Çünkü kendi müzik zevkime göre aradığım her şeyi bu albümde buldum diyebilirim. Bu sebeple albüme geçmeden önce, benim de yeni tanıştığım CHAMBER OF UNLIGHT'tan kısaca bahsetmek istiyorum.
2016 yılında kurulan Fin grubunun kurucu üyesi Necrosis, projeye ilk olarak solo bir girişim olarak başladı. Finlandiya metal sahnesinde birçok grupta yer alan tecrübeli müzisyen, 2021 yılında projeye BYTHOS, HORNA ve DEATHCHAIN gibi önemli gruplarda da görev alan davulcu LRH'yi dahil etti. Daha sonra gitarist Leper'ın da katılmasıyla grup, 90'lar Fin black metal anlayışını modern black metal unsurlarıyla birleştiren ilk albümü "Realm of the Night"ı yayımladı. Albümün ardından konser kadrosunu tamamlamak amacıyla basist VnoM, gitarist Infection ve klavyeci Spellgoth da gruba katıldı.

Bu albümün ardından beş yıl ara veren grup, şimdi aynı kadroyla yeni albümü "Avernus" ile geri dönüyor. Albümün sound'u gerçekten başarılı. İlk albümde yakaladıkları 90'lar black metali ile modern black metal sentezini burada bir üst seviyeye taşıdıklarını rahatlıkla söyleyebilirim. Bu tarzı sevenlerin albümü bir yönüyle nostaljik bulurken, diğer yandan da günümüz black metal anlayışından kopuk hissetmeyecekleri bir denge yakalanmış.
Albümde ortalama dört dakika uzunluğunda sekiz şarkı yer alıyor ve tamamı sözlü parçalardan oluşuyor. Burada Necrosis'in vokaline ayrı bir parantez açmak isterim. Kendisini gerçekten çok başarılı buldum. Black metal dinlerken beni en çok etkileyen unsur her zaman vokaller olmuştur. Çünkü gruplara ruhunu veren kişinin çoğu zaman vokalist olduğunu düşünüyorum. Elbette bu tamamen kişisel bir tercih. Bunun yanında davulcu LRH ve klavyeci Spellgoth da albüm boyunca dikkatimi çeken diğer isimler oldu. Albümün genel atmosferini ve sound'unu şekillendirmede büyük pay sahibi olduklarını düşünüyorum.
Albümdeki tüm parçaları başarılı buldum. Ancak açık ara en sevdiğim şarkı beşinci sıradaki 'The Dagger' oldu. Gerçekten dinleyiciyi ilk andan itibaren içine çeken ve sıkılmadan arka arkaya birkaç kez dinlenebilen bir parça. Diğer favorilerim ise yedinci sıradaki 'Where Light Does Not Bare to Enter' ile epik yapısıyla albümü kapatan sekizinci parça 'Dominus Tenebrarum' oldu. Özellikle yedinci şarkının tam bir konser parçası olduğunu düşünüyorum. Sözleriyle birlikte canlı performanslarda dinleyiciden güçlü tepkiler alabilecek bir yapıya sahip.
Anlayacağınız üzere albümün ikinci yarısını çok daha fazla beğendim. Bu da albümlerde çok sık karşılaşılan bir durum değil. Bence bu bile albümün kalitesi hakkında önemli bir fikir veriyor. Karşımızda özenle hazırlanmış, müzikalitesi yüksek bir çalışma var. Türün meraklılarının bu albümden büyük keyif alacağını düşünüyorum. En azından kendi adıma bunu rahatlıkla söyleyebilirim.
EYLEM

