ALBUM REVIEW
SHRINEBURNER - Hymns Of Despair
Doom’un karanlığını psychedelic ruhla genişletiyor.

Chicago metal sahnesinin içinden çıkan SHRINEBURNER, 2023'te Peter Norman ve Brent Favata'nın ağır, tekrara dayalı bir yaratım alanı olarak başlattığı projeyi kısa sürede daha geniş bir forma taşıdı. "Solitude" EP'sinde doom ve sludge'ın sürtünmeli ağırlığını neredeyse mantra düzenine sokan ikili, "The Burden" ile bu yapının içine zaman değişimleri, psychedelic dokular ve black metal etkileri yerleştirmeye başlamıştı. "Hymns Of Despair" ise bu gelişimin yalnızca daha yüksek sesli bir devamı değil; kadronun üç kişiye genişlemesiyle birlikte besteciliğin de belirgin biçimde dallandığı ilk tam uzunlukta karşılığı.
Bu değişimin en önemli sonucu, SHRINEBURNER'ın daha önceki müziğinin merkezindeki sürekli uğultuyu terk etmemesi fakat onu artık tek başına amaç olarak kullanmaması. CJ Johnson'ın bası ve Edward Hamel'in davulları, Peter Norman'ın gitarlarının üzerine yalnızca daha fazla ağırlık eklemiyor; rifflerin hareket alanını genişletiyor. Gitar ve basın düşük frekanslı kütlesi hâlâ müziğin fiziksel merkezinde dururken davullar, minimal dolgular ve yoğun crash kullanımıyla bu kütlenin içindeki gerilimi sürekli yeniden şekillendiriyor. Sonuç, doom/sludge'ın ağır ilerleyişini koruyan ama şarkıların birbirine tek bir dev blok gibi yapışmasını engelleyen daha dinamik bir yapı.
Bu noktada "Hymns Of Despair"ın tür referansları da daha anlamlı hâle geliyor. Temel omurga doom ve sludge olsa da, besteler yer yer doom-death metalin törensel ağırlığına, black metalin ham saldırganlığına ve psychedelic/cosmic rock'ın algıyı genişleten tekrarlarına açılıyor. Fakat SHRINEBURNER'ın asıl başarısı bu etkileri ayrı ayrı sergilemek değil. Farklı karakterleri aynı riff mantığının içinde eriterek, müziğin hipnotik niteliğini bozmadan daha geniş bir dramatik alan yaratıyor.

'Void Of Guilt' ile başlayan albümün dinginlikten gerilime geçiş biçimi bu yaklaşımın iyi bir örneği. "Hymns Of Despair" sık sık kontrollü bir bekleyiş kuruyor ve ardından bu bekleyişi daha sert bölümlere bırakıyor. 'Spectral Cataclysm' bu kırılmayı özellikle belirginleştirirken Norman'ın vokali de gitarların üzerine sonradan eklenmiş bir unsur gibi değil, aynı karanlık kütlenin başka bir yüzü gibi çalışıyor. Boğuk, geniş ve buyurgan vokal karakteri; 'Cold sun, fall to earth' ve 'Burn the wealthy, begin the war' gibi dizelerde müziğin apokaliptik atmosferini tamamlıyor. Şarkı sözlerinin organize din, çöküş, savaş, ölüm ve varoluşsal kaygı çevresinde dönmesi de bu nedenle müziğin dışına taşan bir anlatı oluşturmuyor; gitarların sürekli yükselip ağırlaşan hareketiyle aynı dünyayı işaret ediyor.
Albümün dikkat çekici taraflarından biri, bu karanlığın melodiyi ortadan kaldırmaması. 'Bodies Dragged To Sunlight' bunun en açık örneği. Parçanın sert vokalleri, kalın distortion'ı ve ağır ritmik temeli altında kolayca hatırlanabilen bir riff hareketi bulunuyor. SHRINEBURNER burada melodiyi atmosferik bir süs olarak değil, ağırlığın algılanabilir kalmasını sağlayan bir yapı unsuru olarak kullanıyor. Bu tercih, müziğin sürekli yoğunlaşmasına rağmen dinleyiciyi tekdüze bir frekans yığınına mahkûm etmiyor.
'Slo(w) Death Chant' ise grubun mantra fikrini daha ileri bir noktaya taşıyor. 'Pressure building / Creature dwelling / Churches burning' gibi tekrarlarla kurulan söz yapısı, müziğin kendi döngüsel karakteriyle birleşiyor. Buradaki tekrar basit bir riff tekrarı olmaktan çıkıp ritüel hissine yaklaşıyor; şarkı ilerledikçe anlamı değiştiren değil, etkisi yoğunlaşan bir yapı ortaya çıkıyor. Ardından gelen 'We are dying to live' ve karanlıktan ışığın doğabileceğine işaret eden bölüm, SHRINEBURNER'ın müzikal olarak da sık sık başvurduğu karşıtlığı ortaya koyuyor: yıkımın içinden hâlâ melodik veya yükseltici bir unsur çıkabiliyor.
Bu karşıtlık, albümün söz dünyasında da belirgin. "Hymns Of Despair" ölüm, çürüme, inançsızlık ve anlamsızlık etrafında dolaşırken tamamen nihilist bir ses üretmiyor. 'An Ocean Of Broken Hope' bunun en iyi örneği. 'Dilated', 'Isolated', 'Devastated', 'Drowning' gibi kısa ve kesik ifadeler parçanın sözlerini neredeyse ritmik işaretlere dönüştürüyor; 'We sail / On an ocean / Formed of ashes / And broken hope' bölümü ise önceki parçaların saldırganlığından daha geniş, daha boşluklu bir his yaratıyor. Burada psychedelic ve atmosferik eğilimlerin albüme katkısı açıkça hissediliyor: ağırlık yalnızca fiziksel değil, zihinsel bir basınca dönüşüyor.
'Hymn Of Despair' ile kapanışa gelindiğinde ise albümün karanlığı yeniden yoğunlaşıyor. 'Wraith / Melting in / Til you die' gibi parçalı tekrarlar, şarkının anlatımını neredeyse bir ayin metnine indirgerken müzikteki ağırlaşma hissini destekliyor. Bu kapanış, albümün başından beri kurduğu temaları açıklamaya çalışmak yerine onları sıkıştırıyor. Ölüm, çürüme ve yok oluş burada bir hikâyenin sonucu olmaktan çok albümün kendi dilinin son hâline dönüşüyor.
Prodüksiyon da bu yaklaşımın önemli bir parçası. Matt Russell tarafından Altered States'te kaydedilip mikslenen, Edward Hamel tarafından Identity Mastering'de master'lanan albüm, SHRINEBURNER'ın fiziksel ağırlığını korurken yeni kadronun getirdiği ayrışmayı da duyulur kılıyor. Gitar ve basın sürekli hareket hâlindeki düşük frekansları müziğin gövdesini oluştururken davulların belirgin vuruşları bu gövdeyi biçimlendiriyor. Buradaki yoğunluk, yalnızca distortion miktarından kaynaklanmıyor; enstrümanların aynı ağır alan içinde birbirlerine tepki vermesinden doğuyor. Bu yüzden albümün “duvar” yaklaşımı, başlangıçtaki mantra fikrinin daha gelişmiş ve daha esnek bir versiyonuna dönüşüyor.
Joshua Hondros'un kapak için hazırladığı sürreal cehennem tasviri de müziğin görsel karşılığını doğrudan buluyor. Ancak görsel estetikteki karanlık tonlar albümün tek yönünü temsil etmiyor. "Hymns Of Despair"ın ilginç tarafı, umutsuzluğu yalnızca ezici bir karanlık olarak sunmaması; melodik çizgiler, psychedelic açılımlar ve zaman zaman yükselen bölümler aracılığıyla bu karanlığın içinde hâlâ hareket alanı bırakması.
SHRINEBURNER'ın ilk tam zamanlı albümü bu nedenle yalnızca daha büyük, daha yüksek veya daha ağır bir kayıt olarak okunmamalı. "Solitude" dönemindeki tekrara dayalı doom/sludge çekirdeği burada hâlâ yaşıyor, fakat üç kişilik kadronun katkılarıyla riffler daha fazla yön değiştiriyor, parçalar birbirinden daha belirgin karakterler kazanıyor ve atmosfer tek bir yoğunluk seviyesine sıkışmıyor. Albümün tür açısından değerini belirleyen de tam olarak bu: doom/sludge'ın fiziksel ağırlığını korurken onu psychedelic genişleme, blackened saldırganlık ve melodik hafıza ile yeniden düzenleyebilmesi. SHRINEBURNER henüz bütün ihtimallerini tüketmiş bir grup izlenimi vermiyor; "Hymns Of Despair"ın asıl heyecanı, bu ağır çekirdeğin bundan sonra ne kadar daha genişletilebileceğini göstermesinde yatıyor.

https://linktr.ee/shrineburner
https://shrineburner.bandcamp.com
https://www.instagram.com/shrineburnerband

