ALBUM REVIEW
PROFANATION - Ultra-Noise Warfare
Kirli, vahşi, durmaksızın saldıran ölüm metali.

Selam gençler, nasıl gidiyor? Benim şu sıralar psikolojik olarak biraz git-gelli zamanlarım. Çok fazla mesai yapmanın yanı sıra dışarıdan gelen türlü işler de iyice hem bedensel hem zihinsel olarak yoruyor. E moruk, bir de sıcaklar bitmedi be! Burası hâlâ 40’lı derecelerde seyretmeye devam ediyor. Bu da benim handikapım, neyse... Ha, ne diyecektik? Ölüm metali.
Dünyada kulaklarımın işittiğine şükrettirecek yegâne şeylerin başında tabii ki ölüm metali geliyor. Ozan’ım, Alman askerim sağ olsun, öyle bir pas attı ki yer altına gömülmenin aslında hiç de kötü bir şey olmadığını tekrar hatırladım. Karşımızda Fransa’nın ölüm metalini yalayıp yutmuş gençleri PROFANATION var. Iron Bonehead Productions tarafından piyasaya sürülen "Ultra-Noise Warfare", yaklaşık 30 dakikalık süresi boyunca hızar makinesinden paramparça çıkmanın ne demek olduğunu gösteren cinsten bir albüm.
Daha ilk dakikalardan itibaren gitar rifflerinin tek bir amacı olduğunu anlıyorsunuz. Burada süslü püslü gösteriler, gereksiz teknik cambazlıklar ya da “bakın neler yapabiliyoruz” tripleri yok. Vokaller de zaman zaman klasik ölüm metalinin sınırlarını aşıp black metal tarafına doğru kayıyor. Bu da albümün saldırganlığını birkaç kademe daha yukarı çekiyor. Çünkü PROFANATION’ın size sunduğu şey atmosferik bir yolculuk ya da huzurlu bir müzikal deneyim değil, kaos!

Hem de öyle hafifinden değil. Terrorizer ve Doom gibi gruplardan gelen grindcore damarının hızı, D-beat çılgınlığı ve kontrolsüz saldırganlığı, PROFANATION’ın ölüm metali omurgasına gayet doğal biçimde oturmuş. Fakat mesele yalnızca hız değil. Archgoat ve Revenge tarafındaki o fiziksel, ezici, adeta savaş makinesi gibi ilerleyen yapı da albümün her tarafına sinmiş durumda. Bütün bunların üzerine İsveç death metalinin o paslı gitar filtresi geçirilince ortaya hem ilkel hem de son derece ağır bir ses çıkıyor. Yani adamlar grindcore’un hızını, war metalin vahşetini ve İsveç death metalinin çamurunu aynı kamyona doldurup üzerimize boşaltıyorlar.
Gitarların eski ölüm metali ustalarına selam çaktığı çok açık. Fakat bunu nostalji olsun diye yapmıyorlar. Eski okul riff anlayışını alıp grindcore/punk enerjisiyle birleştirerek kendi saldırı biçimlerini yaratıyorlar. Bu yüzden albüm bir noktadan sonra sadece kulaktan dinlenen bir şey olmaktan çıkıp fiziksel bir hâl alıyor. Özellikle tempoyu biraz düşürdükleri anlarda bu ağırlık daha da belirginleşiyor. Hızlı bölümlerde üzerinizden geçen tank, yavaşladığında üstünüze park ediyor.
Şarkıların kısa tutulmasının da gayet basit bir sebebi var: başlayıp acıyı gereksiz yere uzatmadan doğrudan kafanızı koparmak. 27-30 dakikalık süre bu açıdan albüm için biçilmiş kaftan. PROFANATION ne söyleyeceğini biliyor ve söyledikten sonra da ortalıkta dolaşıp lafı uzatmıyor.
Repulsion, Conqueror ve Archgoat gibi kirli, agresif ve saldırgan grupları seviyorsanız; death metal, black/war metal, grindcore ve punk janrlarının birbirine sürtünüp kıvılcım çıkardığı işleri dinlemekten hoşlanıyorsanız "Ultra-Noise Warfare" tam sizin dişinize göre.
Burada incelik aramayın. Zarafet zaten çoktan ölmüş.
PROFANATION dümdüz saldırıyor (burada başka bir şey yazacaktım ya neyse...).
Bulldozer gibi bir albüm.

profanationband.bandcamp.com
ironbonehead.de
ironboneheadproductions.bandcamp.com
facebook.com/ironboneheadproductions

