Çok uzun zamandır (sanırım Ne Obliviscaris konserinden bu yana) bir konser haberi için bu kadar yükseldiğimi hatırlamıyorum. 2025 yılı benim için çok fazla konser demekti ve ben tüm bu konser koşuşturmacasının içinde hayatımda ilk kez konser izlemekten sıkıldığımı, eskisi gibi eğlenmediğimi ve sanki zorunluluktan, gitmek zorunda hissettiğim için mutsuz olduğumu fark etmiştim.

Tüm bunlar olunca da 2026 yılında gerçekten de seçerek, başından sonuna eğlenebileceğim, görmek istediğim konser planları yaptım. Death To All da bunların en başında yer alıyordu. Zaten nasıl almasın…

Hayatımda ilk aldığım CD olan Symbolic albümünün 30. yılı, Spritual Healing albümünün ise 35. yılı sebebi ile bu albümlerin baştan sona çalınacağı bir konser haberiydi bu. Biletimi çıkar çıkmaz aldım. İyi ki de öyle yapmışım çünkü konser “Sold Out” oldu. Eğer bir şekilde kaçırsaydım kendimi asla affetmezdim.

Özellikle o dönem Symbolic albümünün bizzat ana kadrosunda yer alan Gene Hoglan ve Bobby Koelbe’nin konserde yer alması, Human ve Individual albümlerinde bas gitar çalan Steve DiGiorgio’nun varlığı ve Chuck’a sesi ile oldukça benzer olan Max Phelps gerçeği ile konseri beklemek çok zordu. Aylar öncesinden konser anını düşündükçe heyecan bastı ki dün bunun hiç de yersiz bir duygu olmadığını bizzat gördüm.

Neyse, konser günü geldi çattı. Sağlam bir kalabalık tahmin edip kapı sırasına kalmamak için 1 saat önceden Hüseyin ile mekanın önüne geldik. Klasik kapı önü muhabbetlerinden sonra konsere yarım saat kala salondaydık. Seyirci kitlesi ve yaş skalası oldukça çeşitliydi. Konser sonuna kadar gördük ki gerçekten orada olmak için gelenler vardı. Neredeyse her parçaya yüksek ses ile eşlik edildi. Moshpit, wall of death vs. hiç eksik olmadı. Hatta şöyle bir wall of death fail durumu da yaşandı, tebessüm ettirdi (videosu burda).

Grubun performansına gelince ne desem tam olarak hislerimi aktaramayacağımı düşünüyorum. Her iki albümü de stüdyo kalitesinde çaldılar ve çıtayı arşa çıkardılar. Konserde vokal neredeyse seyirci ile hiç iletişim kurmadı, mikrofon Steve babadaydı ve o da seyirciyle oldukça sıcaktı. Tekrar gelmek istediklerini defalarca söyledi ama bunlar o gecenin ve seyirciyi yükseltme isteği ile edilen laflar olabiliyor tabii. Bana kalsa her 3 ayda bir gelseler hayır demem ehehhe.

Spritual Healing’den son 3 parça yerine Lack Of Comprehension, The Philosopher, Zombie Ritual setlistte yer aldı. Bis olarak da Spirit Crusher ve Pull The Plug çalarak kapanışı yaptılar.

Özellikle Symbolic albümünün tamamını canlı ve mükemmel kalitede dinlemek muazzamdı. Bu konser bugüne kadar gittiğim konserlerde ilk 5'e rahatça girer diye düşünüyorum. Özellikle de albüm kaydı gibi eksiksiz çaldıklarına şahit olduktan sonra birçok abarttığımız grubun aslında sahnede çok basite kaçarak özensiz performanslarına uyuz oluyor insan.

Inline image

Konser sonrası genel kitle oldukça memnun ayrıldı ama birkaç arkadaşımın veya X ortamından tanıdıklarımızın bazılarında “sesi iyi duyamadık” eleştirilerini de duydum. Sanırım mekanın her yerinde ses aynı duyulmadı, özellikle davul ve zillerin geride kaldığından bahsedildi ama ben bu konseri kötü sesli bir konser olarak hatırlamam. Hatta konser başladığında Hüseyin ve diğer birkaç arkadaşımız ile aynı yerde iken Hüseyin ses masasının önüne kadar geri gitti, vokallerin oradan daha net duyulduğunu söyledi… Sanırım bu konu çok öznel ve herkesin beklentisi bambaşka.

Umarım yeniden gelirler ve bu sefer de The Sound Of Perseverance ile Indıvidual Thougt Patterns albümünün tamamını dinleriz.

TAHİR