Inline image

Şili underground metal sahnesinin son yıllarda ortaya çıkardığı dikkat çekici gruplardan DEATHWARDS, 2017-2019 arasında yayımladığı iki demo kaydının ardından ilk uzunçaları "Realms Of Sin" ile diskografisinde yeni bir sayfa açıyor. Sepulchral Voice Records etiketiyle yayımlanan albüm, Thrash Metal ile Death Metal'in henüz birbirinden kesin çizgilerle ayrılmadığı 80'lerin ikinci yarısına uzanıyor. SLAYER, POSSESSED, DARK ANGEL ve SADUS gibi isimlerin izlerini taşıyan bu soundun bugün hâlâ karşılık bulabilmesi şaşırtıcı değil. Önemli olan, söz konusu dönemin müzikal dilini ne kadar içselleştirdiğiniz ve onu ne ölçüde kendinize ait kılabildiğiniz.

DEATHWARDS'ın müziğinde ilk göze çarpan unsur, rifflerin sürekli değişen karakteri. Gitarlar yalnızca yüksek tempolu Thrash Metal kalıplarını tekrarlamıyor; tremolo yürüyüşleri, keskin power chord dizilimleri, palm mute kullanımı ve beklenmedik ritmik kırılmalar arasında gidip geliyor. Bir riffin yerini yenisi alırken parçaların yönü de sürekli değişiyor. Özellikle 'Supplicium (Lust)' ve 'Sting Of Guilt (Limbo)' bu hareketliliğin iyi örnekleri. İlkinde ritmik dengeleri bozan geçişler ve aniden hızlanan bölümler müziğe kontrolü zor bir karakter kazandırırken, açılış parçasında daha teknik bir gitar yaklaşımı ve dikkat çekici melodik dokunuşlar devreye giriyor. Bu kadar sık değişen fikirlerin zaman zaman bestelerin bütünlüğünü zorladığı da söylenmeli. İlk dinleyişte parçaların birbirine bağlanma biçimini takip etmek kolay değil. Fakat tekrar dinledikçe bu dağınık izlenimin arkasında belirli bir bestecilik düzeni bulunduğu ortaya çıkıyor.

Inline image

Albümün ilk yarısında kısa süreli ve yoğun saldırılar ön planda. 'From Bread To Stone (Gluttony)' içindeki ana riff, KREATOR'ın klasik dönemini hatırlatan bir karakter taşıyor. Orta tempoda ilerleyen bu bölüm, albümün sürekli hızlanmak zorunda olmadığını gösterirken, parçanın geri kalanında aynı etkiyi sürdürebilen fikirler bulmak güçleşiyor. Benzer şekilde 'Gold In The Abyss (Greed)' de işlevsel riffler ve geçişler barındırmasına rağmen melodik açıdan akılda kalıcı bir iz bırakmakta zorlanıyor. Bu iki parça, albümün yoğun fikir trafiğinin her zaman aynı ölçüde güçlü besteler ortaya çıkarmadığını gösteren örnekler.

'Sullen Blood (Wrath)' ise bu açıdan belirgin bir ayrışma yaratıyor. Daha kontrollü bir tempoyla açılan parçanın gitar yürüyüşleri, ritmik ağırlığı ve giderek genişleyen solo bölümleri müziğin farklı bir yüzünü ortaya çıkarıyor. Burada hız, tek başına bir amaç olmaktan çıkıyor; gitarların birbirini tamamladığı bölümler ve ritim değişimleri parçanın gerilimini daha etkili biçimde şekillendiriyor. 'Unbound From Divine Omnipotence (Heresy)' ise Thrash Metal'in geleneksel hız ve riff anlayışını melodik bir ara bölümle birleştiriyor. Vokal yaklaşımının da bu bölümdeki değişime uyum sağlaması, parçanın kendi içinde farklı bir akış kazanmasına yardımcı oluyor. İkinci yarıda DEATHWARDS'ın bestecilik açısından daha fazla ayrıntıya yöneldiği hissediliyor. 'The Sore Weight Of Repentance (Violence)' ise özellikle SLAYER etkisini belirgin biçimde hissettiren keskin gitarları ve Death Metal'e yaklaşan kısa saldırılarıyla albümün en sert anları arasında yer alıyor.

Ritim bölümünün bu müzikal yapıya katkısı, gitarların yarattığı hareketliliğin kaybolmasını engellemesi bakımından önemli. Davul performansı yalnızca blast beat ve hızlı çift pedal kullanımı üzerinden ilerlemiyor; tom geçişleri, skank beat'ler ve beklenmedik vuruşlarla parçalar arasındaki bağlantıları da şekillendiriyor. Özellikle davul trampetinin tok ve belirgin karakteri, miks içerisinde ritmik ayrıntıların rahatlıkla duyulmasını sağlıyor. Bas gitar da yalnızca gitarları takip eden bir eşlik unsuru olarak kalmıyor. Bazı bölümlerde bağımsız hareket eden çizgilerle müziğin ritmik yapısını genişletiyor. 'From Bread To Stone (Gluttony)' içerisindeki bas geçişleri ve 'The Sore Weight Of Repentance (Violence)' sonlarına doğru belirginleşen bas yürüyüşleri bu yaklaşımın dikkat çeken örnekleri.

The Magus'un vokali ise albümün en tartışmalı tercihlerinden biri. Klasik Death Metal'in derin growl kullanımından ziyade Tom Araya ve Martin van Drunen çizgisine yaklaşan, yüksek perdeli ve sert bir vokal karakteri tercih edilmiş. Yer yer yankıyla desteklenen bu vokal, müziğin 80'ler Thrash Metal kökleriyle uyum sağlıyor. Bununla birlikte, benzer bir vokal aralığının albüm boyunca fazla değişmeden sürdürülmesi, bazı bölümlerde enstrümantasyonun gerisinde kalmasına neden oluyor. Özellikle gitarların sürekli yeni fikirler ortaya attığı anlarda vokalin daha geniş bir ifade alanına sahip olması parçaların karakterini güçlendirebilirdi.

Prodüksiyon tercihleri de DEATHWARDS'ın müzikal kimliğini anlamak açısından önemli. Equinox Studio'da hazırlanan ve Patrick Engel'in Temple of Disharmony'deki mastering çalışmasıyla tamamlanan kayıt, eski dönem Death/Thrash Metal'in ham karakterini korurken enstrümanların ayrıntılarını duyulabilir kılıyor. Özellikle davulun doğal ve güçlü tınısı, gitarların birbirini örten bir ses kütlesine dönüşmesini engelliyor. Bazı kaynakların performanstaki küçük pürüzleri de duyulabilir bulan yaklaşımı, albümün steril bir stüdyo ürünü olmaktan uzak durmasını açıklıyor. Burada teknik kusursuzluk arayışından çok, müzisyenlerin birlikte çaldığı hissini koruyan bir ses anlayışı söz konusu. Gitar sololarında kullanılan yankı da bu karaktere farklı bir boyut katıyor. Zaman zaman enstrümanların çevresinde genişleyen bu atmosfer, albümün genelindeki kuru ve sert saldırıyla ilginç bir karşıtlık oluşturuyor.

"Realms Of Sin"in dokuz cehennem çemberi ve Dante'nin Inferno anlatısı etrafında şekillenen tematik yapısı da müzikal akışla doğrudan ilişkili. Suçluluk, şehvet, oburluk, açgözlülük, öfke, sapkınlık, şiddet, sahtekârlık ve ihanet gibi kavramlar parça isimlerine yansırken, albümün sıralaması da giderek derinleşen bir düşüş hissi yaratıyor. İlk bölümde daha kısa ve doğrudan bestelerle başlayan bu yapı, ilerleyen parçalarda daha geniş düzenlemelere ve farklı ritmik tercihlere alan açıyor. Böylece konsept yalnızca şarkı isimlerinde ve sözlerde kalan bir çerçeve olmaktan çıkıyor. Jorge Olavarria'nın el çizimi yağlı boya kapak çalışması da bu bütünlüğü görsel açıdan tamamlıyor. Deforme olmuş bedenler, yaratıklar, işkence imgeleri ve cehennem tasvirleriyle dolu çalışma, albümün karanlık dünyasını müziğin dışına taşımadan genişletiyor.

DEATHWARDS'ın burada yakaladığı denge, 80'lerin Death/Thrash Metal anlayışına bağlı kalırken bu dönemin müzikal sınırlarını yalnızca nostaljik bir tekrar alanı olarak görmemesinde yatıyor. VOIVOD'un alışılmadık ritmik hareketlerine yaklaşan kimi bölümler, SADUS'un teknik yoğunluğunu hatırlatan gitar düzenlemeleri ve Güney Amerika Thrash Metal geleneğinin sertliği, albümün farklı referanslarını oluşturuyor. Bu etkiler her zaman aynı ölçüde özgün sonuçlar vermese de grubun besteleri yalnızca geçmişteki belirli albümlerin yeniden üretilmiş versiyonları gibi duyulmuyor. Özellikle ritmik kırılmalar, beklenmedik melodik geçişler ve parçaların kendi içerisinde sürekli biçim değiştirmesi, DEATHWARDS'ın bu müzikal dili kişisel bir ifadeye dönüştürme çabasını ortaya koyuyor.

"Realms Of Sin" kusursuz bir çalışma değil. Bazı bestelerin gereğinden fazla fikir barındırması, vokal çeşitliliğinin sınırlı kalması ve birkaç parçanın güçlü anlarına rağmen kalıcı bir melodik iz bırakmaması albümün etkisini zaman zaman azaltıyor. Buna karşın, günümüz extreme metal sahnesinde geçmişin sesini yalnızca prodüksiyon tercihlerine indirgeyen pek çok çalışmadan ayrılıyor. DEATHWARDS, eski okulun çiğliğini ve öngörülemezliğini müzikal kimliğinin merkezine yerleştirirken, bunu teknik ayrıntılardan ve bestecilikteki hareketlilikten vazgeçmeden gerçekleştiriyor. Özellikle 80'lerin sonundaki Death/Thrash Metal kesişimini benimseyen dinleyiciler için kayda değer bir keşif niteliğindeki "Realms Of Sin", geçmişin efsanevi Death/Thrash soundunun hâlâ üretken bir müzikal dil olabileceğini gösteren, kusurlarıyla birlikte karakter sahibi bir ilk albüm.

Inline image

http://www.sepulchralvoice.de

https://www.facebook.com/SepulchralVoiceRecords

https://www.instagram.com/sepulchral.voice.records

https://sepulchralvoicerecords.bandcamp.com

https://www.facebook.com/Deathwards

https://www.instagram.com/deathwards.official