Inline image

Avustralyalı ekstrem metal sahnesinden gelen FAUSTIAN, deneyimli müzisyenlerin oluşturduğu kadrosuyla geleneksel black metal mirasını daha karanlık ve huzursuz bir atmosfer içinde yeniden şekillendiriyor. THE BERZERKER, WEREWOLVES, PSYCROPTIC ve THE ANTICHRIST IMPERIUM gibi gruplardan tanınan üyelerin yer aldığı üçlü, ikinci albümü "Parable Of The Sewer" ile türün saldırganlığını korku, yozlaşma ve tersine çevrilmiş kutsallık temalarıyla birleştiriyor. Grup, teknik kapasitesini yalnızca gösterişli bir ekstrem metal icrası için değil, kendi çürümüş estetik dünyasını inşa etmek için kullanıyor.

Black metalin tehditkâr tarafı çoğu zaman hız, soğuk gitar tonları ve ritüelistik estetik üzerinden kurulmuştur. FAUSTIAN ise "Parable Of The Sewer" ile bu mirası doğrudan taklit etmek yerine, türün temel araçlarını daha rahatsız edici bir kompozisyon anlayışına hizmet edecek şekilde yeniden düzenliyor. Matt Wilcock'un keskin gitar katmanları, David Haley'nin kontrollü fakat yıkıcı davul kullanımı ve Sam Bean'in hem vokal hem bas performansı, albümü yalnızca ekstrem bir saldırı olmaktan çıkarıp, kendi çürümüş mantığına sahip kapalı bir müzikal yapı hâline getiriyor.

Albümün açılışı 'I Curse You', FAUSTIAN'ın yaklaşımını gecikmeden ortaya koyuyor. Parça herhangi bir atmosferik hazırlık ya da kademeli yükseliş yerine doğrudan blast beat'ler ve jilet gibi tremolo gitarlarla devreye giriyor. Ancak grubun fark yarattığı nokta yalnızca yüksek hız kullanımı değil; bu hızın fiziksel bir baskıya dönüşmesi. David Haley'nin davulları teknik gösteriş amacıyla değil, parçanın gerilimini yönlendiren yapısal bir unsur olarak çalışıyor. Blast beat'ler sürekli bir fon oluşturmuyor, aksine şarkının dramatik hareketlerini belirleyen vurgular hâline geliyor.

Inline image

Bu yaklaşım, FAUSTIAN'ı çağdaş black metalin yalnızca saldırganlık üzerine kurulu kanadından ayırıyor. Grup, hızın kendisini amaç olarak görmüyor; onu korku atmosferi yaratmak için kullanılan araçlardan biri olarak değerlendiriyor. Bu açıdan "Parable Of The Sewer", MARDUK veya DARK FUNERAL çizgisindeki savaşçı black metal enerjisine yaklaşsa da, asıl ağırlığını EMPEROR geleneğindeki daha görkemli gitar hareketleri ve AKERCOCKE benzeri karanlık atmosfer yaratımı üzerinden kuruyor.

Albümün en güçlü taraflarından biri, doğrudan saldırı ile yavaş ilerleyen huzursuzluk arasındaki geçişlerde ortaya çıkıyor. 'Broken Better', bu yöntemin en belirgin örneklerinden biri. Parça daha kontrollü gitar hareketleriyle ilerliyor; melodik çizgiler tamamen yok edilmiyor, ancak sürekli olarak rahatsız edici bir armonik çevre içinde tutuluyor. Matt Wilcock'un gitar yazımı burada yalnızca agresif riff üretmekle kalmıyor; melodiyi deforme ederek onu albümün çarpık estetik anlayışına bağlıyor. Ortaya çıkan sonuç, klasik black metal melodizminin tamamen reddedilmesi değil, onun kirletilmiş bir versiyonunun yeniden kullanılması.

Bu nokta "Parable Of The Sewer"ın temel yaklaşımını açıklıyor: FAUSTIAN karanlığı yaratmak için kaosu çoğaltmıyor, aksine bilinen müzikal unsurları farklı bir bağlama yerleştiriyor. Büyük melodik açılımlar, geleneksel anlamda yükseltici veya görkemli bir etki yaratabilecek yapılar, burada sürekli olarak ters yüz ediliyor. Gitar melodileri ihtişam yerine çürümenin bir parçası olarak işlev görüyor.

'I Want The Ride To Begin Again' ise grubun daha epik tarafını gösteriyor. Parçanın gitar düzenlemeleri klasik black metalin görkemli damarına yaklaşırken, FAUSTIAN bu atmosferi senfonik katmanlarla genişletmek yerine doğrudan riff yapısı üzerinden oluşturuyor. Bu tercih önemli; çünkü grup EMPEROR'un ihtişam anlayışını taklit etmiyor, onun temelindeki dramatik hareket mantığını kendi daha kirli ses dünyasına uyarlıyor. Şarkının ana fikri, yükseliş ile çöküş arasındaki gerilimi müzikal olarak taşıyor.

Sam Bean'in vokalleri albümün bu konseptini destekleyen en önemli unsurlardan biri. Vokal kullanımı tek bir ekstrem teknik üzerine kurulu değil; derin ve buyurgan tonlardan keskin çığlıklara, ritüel hissi veren anlatımlara kadar geniş bir aralık kullanılıyor. Özellikle daha yavaş bölümlerde Bean'in performansı, gitarların üzerine eklenen basit bir agresyon katmanı olmaktan çıkıyor. Vokal, parçaların anlatısal yapısının bir parçası hâline geliyor.

'Immaculate' ve 'Cephalophore' gibi parçalar, FAUSTIAN'ın atmosfer yaratımındaki kontrolünü gösteriyor. 'Cephalophore' özellikle düşük tempolu girişinden sonra gelen vahşi patlamalarla kontrast üzerine kuruluyor. Burada alışılmadık enstrümantasyon veya deneysel düzenlemeler yerine, grubun asıl deneyselliği geleneksel black metal yapılarını farklı gerilim seviyeleri içinde kullanmasında ortaya çıkıyor. FAUSTIAN türün dışına çıkmaya çalışmıyor; türün içinde rahatsız edici yeni dengeler arıyor.

'We Do Not Use Names Here' ise albümün en güçlü kompozisyonlarından biri. Altı dakikayı aşan süresi boyunca parça, klasik bir saldırı mantığı yerine ritüel benzeri bir gelişim izliyor. Tekrarlanan gitar figürleri, giderek yoğunlaşan davul düzenlemeleri ve Sam Bean'in otoriter vokali, parçayı sıradan bir black metal şarkısından daha kontrollü bir yapıya taşıyor. Burada FAUSTIAN'ın en önemli başarısı, atmosferi yalnızca ses yoğunluğu ile değil, düzenleme mantığıyla kurması.

David Haley'nin davul performansı albümün genelinde bu disiplinin temel taşlarından biri. Extreme metal geçmişi düşünüldüğünde, FAUSTIAN'ın müzikal olarak çok daha teknik ve sürekli saldırgan bir yön seçmesi beklenebilirdi. Ancak "Parable Of The Sewer" teknik kapasiteyi sergilemek yerine onu kompozisyonun hizmetine sokuyor. Davullar, gitarların önüne geçmek yerine parçaların ağırlık merkezini belirliyor.

Prodüksiyon da bu yaklaşımı destekliyor. Albümün gitarları geniş ve keskin bir miks içinde konumlandırılmış; ancak modern ekstrem metalde sık görülen aşırı steril netlikten uzak duruyor. Matt Wilcock'un gitarları bazen yoğun bir duvar oluştururken bazen tekil riff hareketlerini öne çıkarıyor. Sam Bean'in basları ise özellikle düşük frekanslarda albüme beklenenden daha fazla fiziksel ağırlık kazandırıyor. Bu tercih, geleneksel black metalin çoğu zaman geri planda kalan bas anlayışından ayrılarak daha dolgun bir ses alanı yaratıyor.

Albümün görsel kimliği de müzikal yaklaşımıyla paralel ilerliyor. Kapakta görülen çökmüş ortam, diz çökmüş insan figürü ve kirlenmiş dini sembolizm, black metalin klasik okült imgelerini tekrar etmekten ziyade onları yozlaşmış bir bağlama taşıyor. Görsel dil, müziğin temel fikrini destekliyor: Burada mesele yalnızca karanlık veya kötücül bir atmosfer yaratmak değil; anlam, inanç ve kurtuluş gibi kavramların bozulmuş biçimlerini göstermek.

Bu açıdan "Parable Of The Sewer", günümüz black metalinde sık görülen estetik tekrar sorununa karşı bilinçli bir tavır alıyor. FAUSTIAN yeni bir alt tür icat etmiyor ve black metalin temel sözlüğünü baştan yazmıyor. Bunun yerine mevcut dili oldukça tutarlı bir konsept altında yeniden düzenliyor. Bu yaklaşım bazen grubun geleneksel kalıplara bağlı kalmasına neden olsa da, albümün güçlü tarafı zaten bu sınırlar içinde ortaya çıkıyor.

Bazı bölümlerde FAUSTIAN daha bilinen black metal etkilerinden tamamen kopamıyor. 'Immaculate' gibi parçalar zaman zaman türün alışılmış atmosferik çözümlerine yaslanıyor; 'Cephalophore' ise etkileyici yoğunluğuna rağmen bazı fikirlerini kısa vadeli bir şok etkisinin ötesine taşımakta zorlanıyor. Ancak albümün genel yapısı bu anlık tekrarları dengeliyor. Çünkü "Parable Of The Sewer"ın başarısı tek tek rifflerden çok, bütün parçaların aynı estetik mantığa hizmet etmesinden kaynaklanıyor.

FAUSTIAN'ın ikinci albümü, teknik kapasitesi yüksek müzisyenlerin yalnızca güç gösterisi yaptığı bir çalışma değil. "Parable Of The Sewer", black metalin klasik unsurlarını kullanarak korku, yozlaşma ve tersine çevrilmiş kutsallık fikrini müzikal bir sisteme dönüştürüyor. Albüm dinleyiciden yalnızca yüksek ses ve hızlı pasajlara tepki vermesini istemiyor; tekrar eden motifleri, gerilim yaratma biçimlerini ve bilinçli olarak bozulmuş melodik yapıları takip etmesini bekliyor.

Sonuç olarak "Parable Of The Sewer", FAUSTIAN'ın çağdaş ekstrem metal içindeki yerini belirleyen unsurun yeni sesler keşfetmek değil, bilinen araçları son derece kontrollü bir estetik fikre bağlamak olduğunu gösteriyor. Grup black metalin saldırganlığını korurken onu yalnızca şiddet üzerinden değil, atmosfer, yapı ve rahatsız edici bir kesinlik üzerinden yeniden şekillendiriyor. Bu nedenle albümün asıl etkisi gürültüsünde değil; kendi karanlık mantığını dinleyiciye kabul ettirme biçiminde ortaya çıkıyor.

OZAN

https://faustian666.bandcamp.com/

https://www.facebook.com/faustianblackmetal

https://www.instagram.com/faustian_official