Inline image

1990'ların sonunda Toronto'da kurulan Fucked Up, hardcore punk kökenlerini progresif rock, deneysel müzik ve konsept albüm anlayışıyla birleştirerek modern punk sahnesinin en sıra dışı topluluklarından biri hâline geldi. Kariyerleri boyunca türün geleneksel sınırlarını sürekli zorlayan grup, uzun soluklu Zodiac serisiyle yalnızca müzikal değil, anlatısal ölçekte de giderek daha iddialı eserler üretmeye başladı. Year Of The Monkey ise bu yaklaşımın en kapsamlı örneklerinden biri olarak, grubun mitolojik hikâye anlatımını devasa kompozisyonlarla buluşturduğu yeni bir bölüm niteliği taşıyor.

"Year Of The Monkey"i değerlendirmek, yalnızca dört parçadan oluşan fakat yaklaşık 104 dakikaya yayılan bir kaydı analiz etmek anlamına gelmiyor. Albüm aynı zamanda grubun yıllardır sürdürdüğü Zodiac serisinin, "Grass Can Move Stones" üçlemesinin ve kendi kariyer anlatısının kesişim noktasında duruyor. Ancak tüm bu kavramsal yükün altında albümü ayakta tutan asıl unsur hikâye değil; Fucked Up’ın hardcore punk temellerini sürekli olarak parçalayarak yeniden inşa eden kompozisyon yaklaşımı.

Albümün temel dinamiği rifflerin kendisinden çok, rifflerin birbirleriyle kurduğu ilişki üzerine kurulu. “Looking For Heaven And Not Finding It” açılışta tanıdık bir hardcore enerjisi sunuyor gibi görünse de kısa süre içinde melodik rock, progresif yapı anlayışı, folk dokuları, elektronik geçişler ve zaman zaman black metal estetiğine yaklaşan gitar katmanları arasında dolaşmaya başlıyor. Buna rağmen müzik dağılmıyor. Fucked Up’ın en büyük başarısı, bu kadar fazla stilistik sapmayı tek bir dramatik akış içerisinde tutabilmesi. Birçok progresif punk ya da deneysel hardcore grubunda görülen “fikir koleksiyonu” hissi burada yerini sürekli hareket eden fakat yönünü kaybetmeyen bir anlatıya bırakıyor.

Inline image

Gitarlar albüm boyunca yalnızca agresyon üretmek için kullanılmıyor. Mike Haliechuk ve arkadaşları riffleri çoğu zaman dramatik geçiş araçları olarak değerlendiriyor. Özellikle “Before Us Tigers Stood” içerisinde duyulan gitar yazımı, klasik hardcore’un doğrusal saldırganlığından uzaklaşıp daha sinematik bir işlev üstleniyor. Bazı bölümlerde sert ve sıkıştırılmış ritmik kalıplar öne çıkarken, birkaç dakika sonra geniş yankılarla desteklenen atmosferik pasajlar ortaya çıkıyor. Bu geçişler yalnızca çeşitlilik yaratmak için değil, hikâyenin yön değiştirdiği anları müzikal olarak görünür kılmak için kullanılmış.

Ritim bölümü de aynı yaklaşımın önemli bir parçası. Davullar çoğu zaman punk kökenli ivmeyi korurken, parçaların sürekli yön değiştiren yapısı nedeniyle yalnızca tempo taşıyan bir unsur olarak kalmıyor. Özellikle uzun formdaki bölümlerde davullar dramatik gerilim yaratmak için kullanılıyor; yoğun blast benzeri patlamalardan neredeyse ambient boşluklara kadar genişleyen bir hareket alanı mevcut. Bu da albümün devasa süresine rağmen durağanlaşmasını engelliyor.

Vokal yaklaşımı ise albümün en dikkat çekici yapısal tercihlerinden biri. Damian Abraham ve Tuka Mohammed hikâyenin merkezindeki karakterleri temsil ederken, geniş konuk sanatçı kadrosu yalnızca prestij amaçlı bir liste gibi durmuyor. Her ses farklı bir karakter işlevi üstleniyor ve parçaların dramatik kimliğini değiştiriyor. Özellikle Dan Bejar’ın soğukkanlı vokal yaklaşımı, Jacob Bannon’ın karanlık yoğunluğu ya da Walter Schreifels’in daha kontrollü anlatımı hikâyenin farklı bölümlerine özgü atmosferler yaratıyor. Bu noktada albüm zaman zaman bir hardcore opera hissine yaklaşıyor. Ancak burada önemli olan, teatral yapının müziğin önüne geçmemesi. Vokaller anlatıyı genişletiyor fakat kompozisyonları yönetmeye başlamıyor.

Albümün en ilginç taraflarından biri, orkestral bir etki yaratmasına rağmen bunu geleneksel senfonik metal araçlarıyla yapmaması. Yaylı düzenlemeler ya da büyük orkestrasyonlar yerine synth katmanları, folk nefesliler, temiz gitar pasajları ve çok katmanlı vokal düzenlemeleri kullanılıyor. Bu yüzden albümün ölçeği “büyük” hissettiriyor fakat bombastik bir gösterişe dönüşmüyor. Fucked Up burada epik olmak ile aşırı yüklenmek arasındaki çizgiyi çoğunlukla korumayı başarıyor.

Bununla birlikte albümün her fikri aynı ölçüde etkili değil. Bazı folk ve elektronik geçişler anlatıya hizmet etse de kimi bölümlerde daha çok renk katma işlevi görüyor. Özellikle ikinci parçanın bazı uzun atmosferik bölümleri, hikâye bağlamında anlamlı olsa da müzikal açıdan aynı yoğunluk seviyesini koruyamıyor. Bu durum albümün en büyük riskiyle de bağlantılı: Fucked Up zaman zaman sahip olduğu fikir miktarını düzenlemek yerine sergilemeyi tercih ediyor. Sonuç olarak bazı pasajlar gerekli olmaktan çok mümkün oldukları için varmış hissi bırakabiliyor.

Prodüksiyon tarafında ise grup ilginç bir denge kurmuş durumda. Kayıt son derece katmanlı olmasına rağmen modern progresif metal albümlerinde sık rastlanan steril netliğe yönelmiyor. Gitarların fiziksel sertliği, davulların organik hissi ve vokallerin zaman zaman bilinçli olarak kontrolsüz bırakılan enerjisi, albümün hardcore kökenlerini sürekli görünür kılıyor. Bu tercih, konseptin büyüklüğünün müziği steril bir sanat projesine dönüştürmesini engelliyor.

Görsel ve kavramsal sunum da müziğin yaklaşımıyla paralel ilerliyor. Mitolojik karakterler, grafiklerle desteklenen hikâye anlatımı ve Zodiac serisinin devamlılığı, albümü yalnızca bir şarkı koleksiyonu olmaktan çıkarıyor. Ancak bu estetik çerçeve müziğin eksik bıraktığı noktaları kapatmaya çalışmıyor. Aksine, zaten son derece yoğun olan yapının etrafında ek bir bağlam oluşturuyor. Bu nedenle konsept albümü taşıyan unsur değil; müzik konsepti taşıyan unsur hâline geliyor.

"Year Of The Monkey", çağdaş hardcore sahnesinde sınır genişletme iddiasındaki birçok albümden farklı olarak yalnızca türler arasında dolaşmıyor. Türleri kendi anlatısal mantığına hizmet edecek şekilde yeniden düzenliyor. Hardcore punk hâlâ çekirdekte duruyor fakat albümün amacı bu çekirdeği korumaktan çok onun etrafında ne kadar büyük bir yapı kurulabileceğini araştırmak. Bu yaklaşım, kaydı kolay tüketilebilir olmaktan uzaklaştırıyor; dinleyiciden dikkat, sabır ve tekrar dinleme talep ediyor. Ancak Fucked Up’ın burada yaptığı şey yalnızca mevcut formülünü büyütmek değil. Grup, yıllardır geliştirdiği estetik dilin sınırlarını son kez zorlamaya hazırlanıyormuş gibi davranıyor ve "Year Of The Monkey" bu nedenle bir doruk noktası kadar, hâlâ tamamlanmamış bir arayışın da parçası gibi duyuluyor.

OZAN

https://fuckedup.cc 
https://www.instagram.com/fuckedup
https://www.facebook.com/FUglassboys
https://tankcrimes.merchtable.com
https://www.facebook.com/tankcrimes
https://www.instagram.com/tankcrimes