Inline image

Ulan ne güzel albümler seçmişim yazmak için be. Valla ölüm metali de olmasa ne olacak bu halim bilmiyorum. :)

TOMBSTALKER’ın Chaos Monolith albümü daha ilk dakikalardan itibaren çok yönlülüğüyle dikkat çeken bir çalışma. Albümün damarlarında OSDM, black metal, war metal, Göteborg ve Stockholm soundları aynı anda dolaşıyor. Fakat bu çeşitlilik albümü oradan oraya savrulan bir kayıt haline getirmiyor; aksine bütün bu etkiler oldukça sağlam bir ölüm metali omurgasının etrafında birleşiyor.

İlk iki parça Chaos Monolith ve Inexorable Slaughter’da özellikle Entombed esintileri kendini ciddi şekilde hissettiriyor. Erken dönem Stockholm soundunun o kirli, paslı ve homurdanan gitar karakteri burada oldukça belirgin. Üçüncü parça Fully Armed and Filthy ise ibreyi black/thrash tarafına kaydırıyor ve albüm bir anda başka bir yüzünü gösteriyor. Dördüncü parça Unto the Anvil of War’da ise Bolt Thrower etkisi devreye giriyor; ezicilik seviyesi öyle bir noktaya geliyor ki artık kamyonun altında kalmış hissediyorsunuz. Beşinci parça Warp Storm Imminent’ta kullanılan tremolo-picking gitarlar ve belirgin Dismember hissi ise albümün İsveç damarını tekrar öne çıkarıyor.

Gitarlar adeta homurdanıyor; bas gitar kalın telleriyle bu pisliği daha da ağırlaştırırken death metal ile black metal arasında gidip gelen geçişler albümün atmosferini sürekli bir mezarlığa doğru çekiyor. D-beat’in hâkimiyeti, tremolo gitarlarla birleşen patlamalar ve yer yer doom/death ağırlığı derken Chaos Monolith sizi giderek daha fazla ezmeye başlıyor.

Inline image

Bu atmosferin en güzel örneklerinden biri “Penitent Engine”. Tekinsiz bir havaya sahip olan parça, sert yapısının arasına yerleştirilen zevkli ve atmosferik klavye dokunuşlarıyla albümün karanlığını daha da derinleştiriyor. Klavyeler burada müziğin önüne geçmek yerine arka planda sinsice dolaşıyor ve parçaya rahatsız edici, mezarlıkta tek başına kalmış hissi veren bir hava katıyor.

TOMBSTALKER, erken dönem Stockholm soundunu, özellikle Dismember ve Entombed çizgisini alıp daha dolgun ve daha ağır bir forma sokmuş. Albüm boyunca ham bir mezarlık atmosferi hâkim. Gitarların armonileri ve o sinsi sinsi ilerleyen groovelar insanın üzerine çöken bir ağırlık yaratıyor. Üstelik albüm bunu bir anda yapmıyor; volume düğmesini yavaş yavaş çevirmek gibi şiddet dozunu artırarak yapıyor. D-beat’ler ve doom vari bölümler devreye girdikçe ağırlık artıyor, albüm kendi gücünü giderek daha fazla hissettirmeye başlıyor.

Bolt Thrower’ın eziciliği devreye girdiğinde ise dinamizm bambaşka bir seviyeye çıkıyor. Artık kamyonun yerini panzer alıyor. Riffler daha mekanik, daha ağır ve daha yıkıcı bir hale geliyor. TOMBSTALKER’ın yaptığı şey aslında retro bir ölüm metali formülünü yeniden keşfetmek değil; o formülü usta ellerle alıp farklı kalıplarla ileriye doğru sürmek. Sonuçta ortaya nostaljiye yaslanmayan, aksine eski okul ölüm metalinin bütün o kirli ve saldırgan karakterini bugüne taşıyan bir kayıt çıkıyor.

Özellikle “Fully Armed and Filthy”, black metal ile thrash metal birlikteliğinin ne kadar etkili olabileceğini gösteren müthiş bir şarkı yazımı örneği. Albümün genelindeki çeşitliliği de çok iyi özetliyor: saldırgan, hızlı, pis ve gerektiğinde ağır.

Chaos Monolith öyle yenilik peşinde koşan bir albüm değil. Zaten buna ihtiyacı da yok. Eski okul death metalin, black metalin, thrash’in, crust’ın ve doom’un elindeki bütün mühimmatı alıp tek bir tankın içine dolduruyor ve düğmeye basıyor. Sonrasında yapılacak en mantıklı şey ise volume’ü biraz daha açıp bu panzerin üzerinizden geçmesini beklemek.

Inline image

https://www.facebook.com/tombstalkerband
https://www.instagram.com/tombstalker

https://www.facebook.com/AwakeningRecordsCN/
https://www.instagram.com/awakeningrecordscn/
https://awakeningrecordscn.bandcamp.com/
https://www.youtube.com/@AwakeningRecordsCN
https://awakeningrecordscn.bigcartel.com/