ALBUM REVIEW
UADA - Devoid of Light
UADA’nın zamansız ilk albümü, yeniden parlıyor.

İlk albümlerin hem gruplar hem de dinleyiciler açısından her zaman ayrı bir yeri olduğunu düşünmüşümdür. Genellikle de o ilk albüm hep en iyiler arasındadır ve hatta en iyisidir. İşte UADA’nın 2016 yılında çıkardığı debut albümü "Devoid of Light", bence grubun sadece ilk albümü olmakla kalmayıp aynı zamanda en iyi albümü. Bu yüzden yeniden değerlendirilmeyi kesinlikle hak eden bir noktada duruyordu ve UADA, 10. çıkış yıl dönümünde albümü tekrar yayınlamayı tercih ederek grubun sevenleri için bence çok yerinde bir karar verdi.

2014 yılında kurulan Oregonlu grup UADA, ilk albümlerini çıkardıkları 2016 yılında başlangıç soundu olarak 90'lar black metalini gitar ağırlıklı ve daha melodik, atmosferik bir çizgiye çekmeyi tercih etmiş, böylece türün sevenleriyle arasında hemen güçlü bir bağ kurmayı başarmıştı. Orijinali sadece 5 parçadan oluşan 33 dakikalık süresiyle kompakt ama asla bir albüm duruşundan ve netliğinden ödün vermeyen bir ilk albümdü "Devoid of Light".
2026 edisyonunda ise grubun sonraki işlerinde de parmağı olan Arthur Rizk'in remasteringdeki usta dokunuşlarıyla, 2016'daki soundu birebir koruyarak ancak derinleştirerek yeniden sunmaları gerçekten tatminkâr bir dinleti oluşturmuş. Zaten bildiğimiz parçaları daha derinlikli duymak gerçekten özel hissettiriyor. Yeni edisyon, albümde tam kadro olarak bulunan eski parçaların yanı sıra bonus şarkı olarak seçilen, bir Vinterland cover'ı olan ve Wraith Knight’ın klavyede eşlik ettiği "Our Dawn of Glory" parçasını da barındırıyor. Bu parça gerçekten başarılı ve albümün genel havası ile çok uyumlu bir tercih olmuş. Kesinlikle UADA’nın Vinterland yorumunu dinlemelisiniz, bana hak vereceğinizi düşünüyorum.
Orijinal parçalara tek tek gelecek olursak – ki bence gelmeliyiz – en sevdiğim şarkı ile başlamam sanırım en doğrusu olur. "Black Autumn, White Spring" gerçekten orijinal albümde olduğu gibi bu albümde de en favori parçam oldu. Giriş, gelişme ve sonuç bir şarkıda ancak bu kadar mükemmel bir seviyede olabilir. "UADA nasıl bir grup?" diyenlere bu şarkıyı bence numune olarak dinletebilirsiniz. Grubun tüm temel özelliklerini ve soundunu birebir yansıtan, her anlamda benden geçer not alan bir parça. Albüme adını veren "Devoid of Light" ise adının hakkını veren diğer favori şarkılarımdan diyebilirim. Bu parçadaki vokal çeşitliliği, bence parçaya çok orijinal bir hava katıyor ve dinleme keyfini ise katlıyor. Açılış parçası "Natus Eclipsim", girişindeki gitar tonuyla UADA’nın imzası olan soundu size çok net hissettiriyor. "S.N.M." ve "Our Pale Departure" ise üzerine düşeni fazlasıyla yapan ve albümün bütünlüğüne tam anlamıyla uyum sağlayan parçalar.
Bazen zaten bildiğiniz bir albümü yeniden dinlemek, sanki eski bir dostla yeniden kavuşma hissiyatı yaratabilir. Siz de o da değişmişsinizdir ama hisleriniz aynıdır. İşte bu albümde de bu hissiyatı yakalayacağınızı ve özellikle bir UADA severseniz o eski dosta sımsıkı sarılmak isteyeceğinizi düşünüyorum. Konfor alanını sevenler için birebir bir albüm. Bence gidip bu eski dostunuza bir daha sarılın.
Metalle kalın!


