Interview
Rektal Tuşe Röportajı: Mizahın İçinden Doğan Kaos, Öfke ve Grindcore Gerçeği
Beyler selamlar, öncelikle bize zaman ayırdığınız için teşekkürler. Çok uzatmadan hemen full kazımasyon sohbete girelim.
PitStop: Son dönem işlerinize baktığımızda, erken döneminizdeki daha “mizahi ve dışa dönük” yaklaşımın yerini daha karanlık, kaotik ve içe dönük bir tonun aldığını görüyoruz. Bu dönüşüm bilinçli bir estetik kırılma mıydı, yoksa zamanın ruhunun doğal bir yansıması mı?
Erkin: Selamlar, PitStop ailesine ilgisi için biz teşekkür ederiz. Yeni platform da uğurlu olsun diyoruz.
Her ikisi de diyebiliriz aslında. Grubu 2009'da kurduğumuzda 22-23 yaşlarında gençlerdik. Çok erken bir yaş olmasa da bahsettiğiniz gibi hem zamanın ruhu daha ferah ve neşeliydi, hem biz sorumlulukları az, yaşama sevinci çok olan ve her genç gibi eğlenmek isteyen bir konumdaydık. Yıllar geçtikçe hem gruba olan yaklaşımımız olgunlaştı hem de biz "büyüdük". Dolayısıyla, her ikisi de.
PitStop: Müziğinizde hem grotesk bir mizah hem de gerçek bir öfke var. Dinleyici bu ikisinden hangisini ciddiye almalı ya da aslında ikisini ayırmaya çalışmak başlı başına bir hata mı?
Erkin: Ayırmaya çalışmak hata olurdu. Çünkü baştan beri, mizahi materyallerin içinde bile politik göndermeler yer alıyor. En başından, ilk demomuzdan beri bu böyleydi. Demonun ve demoya adını veren parçanın adı "Gayet Ciddiyiz!" buna başlı başına bir örnek zaten; mizahi bir sürecin sonunda demonun sonuna konmuş ağır, mid-tempo bir parça ve "ciddi" bir mesaj. İnsanların elinden alınan haklarına karşı duyarsızlığına, medyadaki dönüşüme, halkı ve ülkeyi hortumlayanların sefahat ve yüzsüzlüğüne, toplumdaki her türlü çürümüşlüğe karşı duruş sergileyen bir çığlıktı. Aynı sene çıkan "Sick Alliance" split'indeki Kara İncirin Laneti dübürden şakalar anlatırken aslında başımıza çöreklenenleri, Ölücülük Dizboyu sonradan görme beleşçileri anlatırken aslında tamahkâr politikacıları kastediyordu; Havada Bir Top Bulut Olsam, sadece “Çocukluğumuzdan hatırladığımız bu şarkının ekstrem bir versiyonunu yapalım, güleriz!” değildi, “Ne güzel bir yurt bu güzel yurt, Sivas'ı Çorum'u Maraş'ıyla” diyerek katliamlara dikkat çekiyordu. Yirmidokuz, sadece televizyondan gördüğümüz komik bir sekansı yansıtmak için değil, kadına yönelik ataerkil şiddeti eleştirmek için oradaydı. "a-politik-a"da direkt olarak mesaj vermeye başladık zaten, bir nevi geçiş makamı oldu. Sonrası da malum.
PitStop: Yeni materyallerinizde (özellikle son single’lar ve yaklaşan albüm süreci) sound’unuzun daha yoğun, katmanlı ve hatta yer yer daha “Avrupaî” bir karakter kazandığı hissediliyor. Prodüksiyon ve kompozisyon yaklaşımınızda neler değişti?
Erkin: Bunun nedeni, yeni albümde yer alacak olan parçaların emprovizasyon olması. Parçaların neredeyse tamamı, iki ayrı uzun ve doğaçlama provada yazıldı. Bu parçaları, kaydettiğimiz o provalardan seçmek, ayrıştırmak ve son hâline getirmek için yıllarımızı harcadık desek abartmış olmayız herhalde. Pandemi döneminde çıkan kısa albüm "Aklen Muaf"tan sonraki sessizliğin sebebi biraz buydu. Prodüksiyon anlamındaki kendin yapçı tavrımızın tek istisnası ise son teklimiz DxKxBxDxDxNxDx'in kaydının tarafımızdan, miks ve masterının ise yurtdışında yapılmış olması. Albümde de benzer bir yol izleyeceğiz.
PitStop: Türkiye’de grindcore hâlâ oldukça niş bir alan. Sizce Rektal Tuşe bugün yerel sahnenin bir ürünü mü, yoksa artık uluslararası grindcore diliyle konuşan bir proje mi?
Erkin: Öncelikle Rektal Tuşe bir proje değil, bir grup. Ve bir grup ne kadar beynelmilel olsa da yerel sahneden ayrılamaz, dolayısıyla her zaman Ankara ve Türkiye sahnesinin bir ürünüyüz tabii ki. Vizyon ve hedef olarak ise bahsettiğiniz uluslararası dilden konuştuğumuzu düşünüyoruz ama henüz bunun gerçekleş(e)mediği de bir sır değil. Yurtdışına açılma konusunda yetersiz kaldığımızın gayet farkındayız ve hedeflerimiz de özellikle albümden sonra yurtdışında konserler vermek ve sound'umuzu yurtdışı dinleyicisiyle buluşturabilmek.
"Türkiye'de grindcore" konusuna da ayrıca bir parantez açmak gerekirse, altın çağları muhtemelen 90'lardı; biz grubu kurarken motivasyonlarımızdan biri "Neden Türkiye'de grind yok, biz yapalım o zaman" iken 2026'ya geldiğimizde hâlâ çok bir fark olmadığını üzülerek görüyoruz. 17 yıldır aralıksız olarak bu tarzın bayrağını Türkiye'de dalgalandırdığımızı düşünüyoruz, bu konuda mütevazı olamayacağız.
PitStop: Sahne performanslarınızın her zaman yüksek enerjili ve kaotik olduğu biliniyor. Son yıllarda canlı performans anlayışınızda size göre nasıl bir evrilme yaşandı?
Erkin: Kişisel olarak ruh hâlimiz içinde yaşadığımız dünyanın getirileriyle her zaman değişebilse de, grup olarak sahnedeki mottomuz ve modumuz seyirciyle beraber anı yaşayan, her zaman yüksek enerjili ve saldırgan bir şov sunabilmek. Bu, en başından beri böyleydi. Bu konuda değişen bir şey yok. Konserlerde bizi yalnız bırakmayan, bizimle birlikte deliren, pit'te ortalığı karıştıran, mikrofon uzatıldığında bizimle söyleyen, hatta bazen de sahneye çıkıp mikrofona bağıran bütün seyircilere de teşekkürlerimizi sunalım bu vesileyle. Bu konserler onlarla güzel, seyirci olmazsa yaptığınız şey bir provadan öteye gidemez.
PitStop: Söz yazımında gündelik hayat, toplum ve politik göndermeler önemli yer tutuyor. Günümüz Türkiye’sinde üretmek, sizi daha doğrudan mı yazmaya itiyor yoksa daha metaforik bir dil kullanmak daha mı güvenli?
Erkin: Sonda söyleyeceğimizi başta söyleyelim, 17 yılın ardından geldiğimiz noktada Rektal Tuşe'nin müziğinin ve konseptinin kendi kendine (bizlerin ve hayatın doğal akışına uygun olarak) daha olgun bir yöne gittiği bir gerçek.
Ama dürüst olmak gerekirse "Günümüz Türkiye'si" metaforik bir dil kullanmaya ve ölçülü olmaya itiyor. Bir avuç sosyal medya trolünün algıyla konserleri erteletebildiği, grup elemanlarının konsept ve şarkı sözlerinden dolayı tutuklandığı, adalet kavramının ve hukuk düzeninin siyasi otoritenin oyuncağı olduğu, en kılcal damarlara kadar nepotist ve mafyatik bir düzenin işlediği ve bunun sonucunda insanların gün geçtikçe daha da yozlaşıp yobazlaşarak fikrî esneklikten uzak, empati yoksunu, dogmaların içinde debelenen, kendi yankı odasında sıkışıp kalmış mutsuz ve sinirli bir kalabalığa dönüştüğü bir toplumda yaşıyoruz. Yani kısacası evet, fikrini direkt belirtmekten ziyade daha indirekt ve mecazi bir dil kullanmak daha güvenli. Bizim lirikal gelişimimizde bunun doğrudan değilse de dolaylı bir etkiye sahip olduğunu söyleyebiliriz AMA dediğimiz gibi, biz hâlihazırda hem kafa yapısı hem de müzikal olgunlaşma olarak grubun bunu (direkt ve aşırı saldırgan bir dili) kaldır(a)mayacak bir yere geldiğini düşünüyorduk.
PitStop: Diskografinize baktığımızda DIY ruhunun her zaman güçlü olduğunu görüyoruz. Bugün hâlâ aynı bağımsız reflekslerle mi hareket ediyorsunuz, yoksa üretim süreçleriniz daha profesyonel bir yapıya mı evrildi?
Erkin: Kayıtlardan fiziksel ürünlere kadar içinde olabildiğimiz kadarıyla kendin yapçı bir yapıdaydık ve hâlâ öyleyiz aslında. Ama her şeye her zaman gücümüz ve zamanımız yetmiyor tabii ki, doğal olarak yardım alıyoruz. Bu bir merch basımı da olabilir, bir stüdyo kaydı da olabilir, başka promosyon materyalleri de olabilir...
Tam olarak da yeni albümle birlikte bir şirketle anlaşıp hem bu yükü hafifletmeyi hem de uluslararası görünürlük kazanmamıza yardımcı olabilecek bir albüm sözleşmesi yapabilmeyi umut ediyoruz. Olmazsa da DIY her zaman bizimle. :)
PitStop: Grindcore’un kökenleri punk ve ekstrem metal arasında bir yerde duruyor. Siz kendi müziğinizi bu eksende nereye konumlandırıyorsunuz: daha çok bir punk manifestosu mu, yoksa ekstrem metalin radikal bir uzantısı mı?
Erkin: Grindcore bir punk manifestosu demek biraz iddialı olabilir. Biz her zaman şu tanımlamayı yapıyoruz: bizim için grindcore, ekstrem metal ve punk'ın gayrimeşru bir çocuğu ve ikisinden de eşit oranda besleniyor. Ekstrem metalden gürültüsünü, hızını, patlamasını, blast beat'lerini alırken, punk'tan öfkesini, asi, özgürlükçü, isyancı duruşunu alıyor ve tek potada mükemmel bir şekilde eritiyor. Bu yüzden grindcore'u çok seviyoruz!
PitStop: Yaklaşan ilk tam uzunluk (full-length) albümünüzden beklentiler oldukça yüksek. Bu albüm, Rektal Tuşe’nin bugüne kadarki bir özeti mi olacak, yoksa tamamen yeni bir sayfa mı açacak?
Erkin: Yeni bir sayfa açacak, kısa ve net yanıt bu.
2024 ve 2025'te albüm öncesi çıkan ve albüm prodüksiyonundan bağımsız olan iki tekli EI8HT26IX ve DxKxBxDxDxNxDx albümdeki parçaların genel yapısını yansıtıyor evet, ama hepsi bu değil. Hem daha katmanlı, değişken, kısacası progresif ve daha karanlık bir yapıda olacak, hem de alışılagelmiş Rektal Tuşe sound'undan taviz vermeyecek. Biz de açıkçası yeni parçaları dinleyicilerimizle buluşturmak için sabırsızlanıyoruz!
PitStop: Kendi müziğinizi dinlerken yabancı biri gibi yaklaşabiliyor musunuz? Yoksa Rektal Tuşe artık içeriden çıkamadığınız bir refleks mi?
E: Grubun kurucusu ve gitar/vokal pozisyonunda bulunan üyesi olarak benim için bir refleks diyebilirim. Ama çıkan ürünleri çok fazla dinliyorum, değişik ortamlarda nasıl duyulduğunu vb. şeyleri keşfetmeyi seviyorum. Yıllar geçse de şarkıları sık sık döndüğüm dönemler oluyor. Bazen başka grupların sevdiğim ürünleriyle veya yeni keşfedip beğendiğim bir grupla karşılaştırma refleksi oluyor, neyi daha iyi yapabiliriz, ne şekilde daha iyi duyurabiliriz diye.
A: Ben gruba dahil olmadan önceki şakalı dönem bana yabancı geliyor. Aklen Muaf albümü ilk stüdyo kaydım olduğundan artık bir refleks oldu. Yeni albüm parçaları henüz refleks olmadı ve yabancı biri gibi yaklaşabiliyorum.
B: Benim için tam olarak birinden diğerine evrilmiş bir süreç. Başlarda konserlerinde delirmekten kendimi alıkoyamadığım bir grupken şimdi ise bir parçası olmuş durumdayım. Refleks olmasına rağmen boyun kırıcı gazını asla kaybetmeyen ve benim de hâlâ çalarken seyirci ile beraber yok olduğum bir refleks halinde.
PitStop: Son olarak takipçilerinize iletmek istediğiniz bir mesaj varsa alalım.
Erkin: Ahbap çavuş ilişkileriyle bir yere gelmeye çalışan ve bir süre sonra yok olacak grupları değil, iyi müzik yaptığını düşündüğünüz underground grupları destekleyin. Gruplara olumlu/olumsuz geri bildirimlerinizi mutlaka iletin; hiç etkileşim almamaktansa olumsuz eleştiri almak bile iyidir, bunu unutmayın.
Bizi takip etmeyen ve röportajı buraya kadar okuyan kim varsa mutlaka takip etsin, her yerde parçalarımız var, dinlesin, imkânı varsa konserlere gelsin ve merch alsın. Daha da ne isteyelim, canınızın sağlığı.
Son bir mesaj da gençlere: Devran elbet dönecek; tüm olumsuzluklara rağmen vazgeçmeyin, hayata tutunun ama öfkenizi de diri tutun.
Rektal Tuşe:
rektaltuse.bandcamp.com
instagram.com/rektaltuse
https://www.facebook.com/rektaltuse
www.youtube.com/@rektaltuse | www.youtube.com/user/rxtxgrind
E-posta: rxtxgrind@gmail.com | rektaltuse@yahoo.com.tr | rektaltuse@hotmail.com
https://linktr.ee/rektaltuse"

