Independent
Progressive Metal
08/10

Disaster estetiği metalde yeni bir şey değil. Ama çoğu grup kıyameti yalnızca dekor olarak kullanıyor; yıkımı köpürtüyor, ama bu denklemin içindeki insan faktörünün değerini düşürüyor. DarkFlow ise tam tersini yapıyor. "Imminent End" boyunca duyulan şey, küresel bir çöküşten çok zihnin kendi içine kapanırken metal müzik marifetiyle çıkardığı gürültü. Albümün açılışındaki “Breaking News” bu yüzden yalnızca teatral bir intro değil; sürekli farklı dillerde akan haber anonsları, dünyanın değil, insan algısının parçalanarak ilerleyişini ifade ediyor.

Daha ilk dakikada düzen hissi bozuluyor. Bu albümün asıl ağırlığı da burada ortaya çıkıyor zaten: DarkFlow, senfonik black metalin görkemini sound’una yansıtarak onu power metalin estetiği ile yeniden yorumluyor. Doksanların sonundaki o abartılı kozmik ihtişam albümün tamamında hissediliyor. Yer yer Bal-Sagoth’un fantastik taşkınlığı, erken dönem Covenant’ın soğuk mekanik hissi ya da Dimmu Borgir’in teatral saldırganlığı yüzeye vuruyor. “Among Misery” ile birlikte gitarların disonanslı yapısı belirginleşirken albüm sürekli bir denge kaybı hissi yaratıyor.

Rifler tam rotasına oturacak hissi verirken sonrasında elektronik katmanlar devreye girip zemini sarsıyor. Davulların prodüksiyonu özellikle dikkat çekici; steril değil ama bulanık da değil. Dijital unsurlarla birleşince garip biçimde milenyum dönemi extreme metal kayıtlarını hatırlatan bir hissiyat oluşuyor. Albümün en başarılı yanı da bu; modern duyuluyor ama çağdaş metalin fazla cilalı sterilitesine teslim olmuyor. DarkFlow’un teatral tarafı zaman zaman bilinçli bir aşırılığa dönüşüyor. Bazı geçişlerde grubun dozajı yüksek tutması albümü neredeyse taşma noktasına getiriyor. Fakat ilginç olan şu ki, bu kontrolsüzlük hissi albümü tökezletmiyor. Çünkü "Imminent End" disiplinli bir kompozisyon gösterisi olmak istemiyor; daha çok, sürekli büyüyen bir paranoya atmosferi kurmaya çalışıyor.

Şarkılar ilerledikçe melodik pasajlar ile kaotik bölümler arasındaki sınır giderek siliniyor. Bir noktadan sonra albümdeki senfonik dokular güzellik üretmek için değil, albüm atmosferinin yarattığı baskıyı artırmak için kullanılıyor. Vokaller de aynı anlayışın parçası. Sean Horror klişelere dokunmadan kendi sound’unu yaratarak albümün başarısını bir basamak daha yukarıya çekiyor. Bu yüzden albümün en yoğun ve kaosa sürüklenmekte olan anlarında bile Sean, harika vokal dokunuşlarıyla albümü daha güvenli bir alana çekiyor. "Imminent End" kusursuz bir albüm değil.

Yer yer kendi görkemine fazla kapıldığı anlar var ve bazı fikirlerin üzerinde biraz daha çalışılabilirmiş hissi bırakıyor. Ama belki de bu da albümün karakterinin parçası. DarkFlow burada güvenli bir yapı kurmak yerine taşma riskini kabul ediyor. Güncel power extreme metal iş birliklerinin kabul gören formülizasyonu içinde kendi dokunuşlarını da katarak kendi sesini yaratmayı başarıyor.

OZY