Inline image


Defect Designer, kariyerleri boyunca teknik death metal, grindcore, avangart metal, noise rock ve caz gibi farklı uçları aynı potada eritmeye çalışan en sıra dışı ekstrem metal gruplarından biri olarak öne çıktı. Özellikle 2024 tarihli "Chitin" ile progresif death metal anlayışını sadece türleri yan yana dizen bir yaklaşım olmaktan çıkarıp, sürekli yön değiştiren ama kendi içinde tutarlı bir kaosa dönüştürdüler. Melodik pasajlar, grindcore patlamaları, teknik solo geçişleri, blast beat’ler ve grotesk atmosferler grubun müziğinde aynı anda var olabiliyordu.

Inline image

Grubun dördüncü albümü "Depressants" ise bu yaklaşımı daha da ileri taşıyor. 15 Mayıs’ta Transcending Obscurity Record etiketiyle yayımlancak albüm, kapağındaki Ian Miller illüstrasyonunun görsel karmaşasını müzikal yapısına da taşıyan bir çalışma olarak tanımlanıyor. Albüm boyunca grup, kontrolsüz görünen ama bilinçli biçimde şekillendirilmiş bir müzikal çılgınlık sergiliyor. Teknik death metal ve grindcore ekseni hâlâ merkezde yer alsa da, şarkılar aniden groove rifflere, deneysel noise veya mathcore pasajlarına, sinematik bölümlere, caz etkili düzenlemelere ve hatta country esintilerine kayabiliyor. Albümün en şaşırtan parçalarından biri ise baştan sona kadın vokal performansı ile büyüleyen 'Body Count Of My Cow Tail’ Albümün tam ortasında karşımıza çıkan parça caz etkili yapısıyla dinleyeni başka bir boyuta taşıyor. Vokalist hakkında bilgi verilmemiş, ama bu vokal performansı Dmitry-Martin ikilisinden birine aitse şaşırmam.

Özellikle 'Carte Blanche', grubun bu sınırsız yaklaşımının en net örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Şarkı vahşi grindcore bölümlerinden groove odaklı geçişlere, dağılmak üzereymiş hissi veren kaotik yapılardan James Bond temasına yapılan beklenmedik göndermelere kadar sürekli biçim değiştiriyor. 'Daily Dose of Gloom' ise grubun grindcore tarafını daha agresif biçimde öne çıkarırken, alışılmadık ses efektleri ve tuhaf atmosfer detaylarıyla DEFECT DESIGNER’ın deneysel karakterini koruyor.

Enstrüman işçiliğine kısa deyinecek olursak Dmitry Sukhinin ve Martin Storm-Olsen ikilisi bu albümde grubun yaratıcılık becerisine level atlatıyor. Grubun dokunduğu, albümün renk paletine kattığı tur ne olursa olsun hem gitar hemde bass pasajlarinda harikalar yaratılmış. Ayrıca albümde davul performansını üstlenen Fleshgod Apocalypse'de tanıdığımız Eugene Ryabchenko bu deli ikiliye muhteşem uyum sağlamış.

"Depressants", grubun önceki işleri "Neanderthal" ve "Chitin" kadar yoğun biçimde stil değiştiren bir albüm olsa da, bu kez sınırların daha da zorlandığı bir noktaya ulaşıyor. Albümdeki hiçbir parçanın altı dakikayı geçmemesi ise bu karmaşanın tamamen kontrolden çıkmasını engelliyor. Yinede 56 dakikayı geçen süresiyle albümün süresi ilk bakışta tedirgin edebilir. Albümü baştan sona ilk dinlediğimde "sanki elde ne varsa bu albüme eklenmis" hissi veriyor. Fakat albüm kendi içinde o kadar degisken ve sürpriz barındırıyorki, bu algi hemen dağılıyor. Bu albüm size Bob Ross'a ait bir renk paleti veya müzikal bir lunapark gibi gelebilir, ama kesinlikle bu albümü özetleyecek betimleme "deliliğin hüküm sürdügü eglenceli bir kaos" olacaktır. Dmitry Sukhinin'in öncülüğünde Rusya'da başlayan yolculuk bugün Norveç'te "Depressants" ile zirve noktasına ulaşmış. Ve bu başarının en önemli noktalarından birisi; birbirinden farkli onlarca uç fikri bir arada tutabilme becerisini olarak görüyor.

OZY