Album Review
ORPHAN DONOR – Ailments

Allentown, Pennsylvania merkezli ORPHAN DONOR, Zegema Beach Records aracılığıyla 11 Mayıs'ta yayınlanan kurallara uymayan EP'si Ailments ile kulak sağlığı için tehdit oluşturmaya devam edecek.

"Ailments" boyunca dinledigimiz geleneksel bir ivme kuracak kadar uzun süre sabit bir ritmik kimlikte kalmayı neredeyse hiç istemiyor. Rifler kısa, parçalı hücreler halinde geliyor; ancak bu yapı sürekli ani davul kırılmaları, panik hızındaki blast beat’ler ve sert geçişlerle yeniden yön değiştiriyor. ORPHAN DONOR gerilimi yükselterek değil, akışı kesintiye uğratarak kuruyor. Bir groove oluşmaya başladığında bile Jared Stimpfl’in yoğun fill kullanımı ve ani hız değişimleri parçaları tanıdık çözülme noktalarından uzaklaştırıyor; yapı tam oturacakken yeniden parçalanıyor.
Gitarlar da benzer biçimde istikrarsız bir mantıkla çalışıyor. Parçaları akılda kalıcı tekrar eden motifler üzerine kurmak yerine albüm; kesik disonant şekillere, kromatik inişlere ve sürekli mutasyona uğrayan kısa riff parçalarına yaslanıyor. Bu rifler çoğu zaman armonik bir merkezden çok perküsif darbeler gibi işliyor. EP boyunca iki gitar arasındaki etkileşim giderek daha önemli hale geliyor çünkü düzenlemeler uzun süre senkronize güç hissine bağlı kalmıyor. Gitarlardan biri aşındırıcı akor gerilimlerini sürdürürken diğeri açılı ritmik vuruşlar ya da çözülen tremolo figürleriyle yapının içinden geçiyor. Böylece riff mimarisinin içinde sürekli bir iç çatışma hissi oluşuyor.
Bu istikrarsızlık, bas gitarın yalnızca destekleyici bir alt frekans katmanı gibi mikslenmemesiyle daha da belirginleşiyor. Ed Lewis çoğu zaman gitarların armonik yöneliminden çok davulların ritmik şiddetine kilitleniyor. Bu da riff yapıları dağılırken bile müziğe sürekli ileri doğru itilen fiziksel bir hareket hissi kazandırıyor. Pratikte bu tercih parçaların gevşek anlamda “kaotik” hissettirmesini engelliyor. Buradaki düzensizlik son derece kontrollü; ritim bölümü sürekli momentumu yeniden kurarken gitarlar yapısal güven hissini sabote ediyor.
Kevin Morris’in katılımı grubun genel davranış biçimini ciddi ölçüde değiştiriyor. Trompet kullanımı atmosfer yaratmak için üst katmana eklenmiş süslemeler gibi çalışmıyor. Daha çok ritmik olarak zaten destabilize olmuş geçiş bölümlerine doğrudan enjekte edilen düşmanca müdahaleler gibi davranıyor. Trompet, gitarların üst frekanslı disonansı ve vokal aşındırıcılığıyla aynı frekans alanını paylaştığı için miksin yoğunluğunu genişletmek yerine daha da klostrofobik hale getiriyor. Ortaya çıkan etki sinematik olmaktan çok boğucu. Arthur Rizk’in mastering yaklaşımı çarpışan katmanların duyulabilir kalmasını sağlayacak kadar ayrım bırakıyor, ancak kayıt bilinçli olarak temiz bir alan yaratmaktan kaçınıyor. Ziller gitar gürültüsüne bulaşıyor, vokal katmanları trampet darbeleriyle iç içe geçiyor ve birçok geçiş özellikle aşırı sıkıştırılmış hissediyor.
Vokal tarafında EP tek bir baskın vokal yaklaşımına yaslanmıyor. Chris Pandolfo’nun daha yüksek frekanslı çığlıkları, Morris’in daha dipten gelen sert vokalleriyle sürekli sürtünme halinde çalışıyor. Bu katmanlı saldırı, altyapıdaki enstrümantal istikrarsızlığı doğrudan yansıtıyor. Burada önemli olan yalnızca çeşitlilik değil, vokallerin miks içindeki konumu. Vokaller çoğu zaman ritmik karmaşanın tam merkezine itilmiş durumda; üstte duran bir anlatıcı gibi davranmak yerine düzenlemenin içine fiziksel olarak sıkışmış hissediliyorlar. Özellikle hızlı bölümlerde bu yaklaşım oldukça etkili çünkü hece parçalanmaları blast beat düzenleri ve kesilip duran riff döngüleriyle birlikte neredeyse ritmik bir unsur gibi çalışmaya başlıyor.
On sekiz dakikanın altındaki süresiyle "Ailments", yapısal anlamda hiçbir fazlalığa izin vermiyor. Geçişler burada temel kompozisyon aracına dönüşmüş durumda. Bölümler hazırlıksız biçimde birbirinin içine çöküyor, tempo değişimleri önceki motifler tam yerleşmeden geliyor ve breakdown benzeri bölümler çoğu zaman gerçek bir boşalım yaratacak tekrar süresine bilinçli olarak ulaşamıyor. Ortaya çıkan yapı, dinleyici beklentisini teknik gösteriş üzerinden değil düzenleme mantığı üzerinden sürekli yeniden yönlendiriyor. Müzisyenlik seviyesi son derece uç noktalarda olsa da EP’nin asıl belirleyici tarafı, neredeyse her yapısal seviyede istikrar hissini bilinçli biçimde reddetmesi.
Dinleme deneyimi olarak "Ailments", duygusal bir içine çekilmeden çok ritmik ve mekânsal ilişkilerin aktif biçimde takip edilmesini talep ediyor. Albüm sürekli olarak dikkatini şu çatışmalara yöneltiyor: davulların riff sürekliliğini bozması, vokallerin zaten sıkışık olan frekans alanını daha da yoğunlaştırması, trompetin armonik alanı kirletmesi, gitarların tonal çözülmeyi sürekli reddetmesi. ORPHAN DONOR yalnızca yoğunluk üzerinden ezmeye çalışan bir grup gibi davranmıyor. EP’nin gücü, bu istikrarsızlığın son derece bilinçli inşa edilmiş olmasından geliyor; her ani kırılma ve çöken yapı, müziğin sabit bir forma yerleşmeyi bilinçli olarak reddettiği hissini güçlendiriyor. Bu bağlamda 'Lampmaster' ve 'Show Me the Way' öne çıkan parçalar.
Bu kayıt. The Dillinger Escape Plan, Neil Perry gibi isimlerle arası iyi olan extreme metal sevenler için biçilmiş kaftan.
OZY

