Inline image


Goreworm, Kanada çıkışlı ve 2017 yılında kurulan bir teknik death metal grubu olarak, farklı ekstrem metal yaklaşımlarını tek bir yoğun potada eritmesiyle dikkat çekiyor. Albüm, nadiren tek bir duruma uzun süre bağlı kalan bir ritmik çerçeveyle açılıyor.

Inline image


Blast ağırlıklı pasajlar ilk anda bir hız hissi kuruyor, ancak bu bölümler sürekli olarak groove’u pekiştirmekten çok yeniden yönlendiren riff geçişleriyle kesintiye uğruyor. Daha baştan dikkat çeken şey, davulun burada sabit bir iskelet gibi davranmaması; aksine sürekli bir “sıfırlama mekanizması” gibi çalışarak gitar fikirlerini her seferinde hafifçe değişmiş zamanlamalar içinde yeniden başlatması. Groovelar ortaya çıktığında bile bunlar kalıcı yapılar değil, geçici oluşumlar olarak ele alınıyor.

Gitarlar, sıkı artikülasyonlu tremolo çizgileri ile daha köşeli chug temelli kırılmalar arasında ikili bir mantıkla hareket ediyor. Tremolo pasajları armonik akışı ileri taşırken, çoğu zaman kromatik ya da azaltılmış (diminished) hareketlerle sabit tonal merkezleri bozarak net bir yerleşim hissini engelliyor. Grup orta tempoya geçtiğinde palm mute riffler yalnızca yavaşlama işlevi görmüyor; ritmik algıyı yeniden kuruyor ve çoğu zaman davulun vurguları ile çakışarak aynı ölçünün farklı okunabileceğini hissettiriyor. Pratikte bu durum, akışkan bir hız-yavaşlama döngüsünden çok, sürekli bir parçalanma ve yeniden kurulum müzakeresi yaratıyor.

Bas gitarın varlığı en çok geçiş bölgelerinde belirginleşiyor. Çoğunlukla gitar çizgilerini ikiye katlayarak güçlendiriyor, ancak özellikle intro benzeri pasajlarda kısa süreliğine daha net bir artikülasyonla öne çıkıyor ve ardından tekrar genel miksin içine çekiliyor. Bu anlar melodik bir yön çizmekten çok, frekans alanını kısa süreliğine genişletip sonra yeniden sıkıştırma işlevi görüyor. Prodüksiyon, alt frekansları nispeten kontrollü tutarak basın bağımsız açılımından çok gitar katmanlarının ayrışmasını ön plana alıyor.

Vokaller miksin derininde konumlanıyor ve bir anlatı hattından çok ritmik bir noktalama işlevi görüyor. Performans sürekli bir ekstrem vokal register’ına dayanıyor, ancak asıl önemli nokta davul aksanlarıyla kurduğu ilişki. Hızlı bölümlerde blast kalıplarıyla sıkı bir şekilde kilitlenerek perkusif yoğunluğu artırıyor. Breakdown’a yakın pasajlarda ise hafifçe geri düşerek ritmik yönü gitarlara bırakıyor, vokal katmanı ise yön belirlemekten çok ağırlık ekliyor. Bu ayrım, vokalin yapısal olarak baskın bir öğe olmasını engelleyip onu ritmik sistemin içine gömüyor.

Albümün genel yapısında tekrar, pekiştirme amacıyla kullanılmıyor. Motifler çoğu zaman değişmiş ritmik bağlamlarda geri dönüyor ya da tam oturmadan kesilerek tempo, artikülasyon veya armonik yön değiştiren yeni materyallerle yer değiştiriyor. Lead gitar pasajları özenle yazılmış, 'No Reprieve ' gibi parçalarda gitar sololarının akışı bir klasik müzik dinletisinin higlight partalarından biri tadı veriyor.

Ortaya çıkan şey, sürekliliğin sabitlenmekten çok sürekli yeniden müzakere edildiği bir dinleme alanı. Albüm, kalıcı yapılar kurmak yerine kısa ömürlü sistemler; groovelar, tremolo döngüleri, armonik hücreler oluşturup bunları yerleşmeden parçalayarak ilerliyor. Sonuçta dinleyicinin odağı, yapısal zirvelerden çok geçiş anlarına kayıyor; burada davul, gitar ve vokaller kalıcı bir uzlaşma içinde değil, aynı sıkıştırılmış çerçevede zaman ve yönün farklı yorumları olarak sürekli yeniden konumlanıyor.

OZY