BlackSeed Productions

Death Metal

8.5/10


Incinerated, The Epitome of Transgression ile Endonezya'nın yeraltı cehenneminden yükselip, tropik gecelerin içine buzlu bir rüyayı fısıldıyor. Bu albüm, hem ölüm hem de kara metal enstrümanlarının mistik dansı; sıcak buharın içinde donmuş bir göl gibi parlak ve tehlikeli. Donuk Ses manzarası, İskandinav soğuğunun panoramasını andıran dissonans ve sürpriz melodik kıvrımlar içeriyor. “Deciphering the Signs of Salvation", iğne gibi işlenmiş bir kompozisyon; melodik klavyelerle örülmüş girdabında ritmi ve armoniyi bir uzay gemisi gibi fırlatıyor. Bu şarkı, Endonezya'nın tropik patlamasıyla Berlin'in karanlık sokaklarını aynı anda hissettiriyor insana. 


Albümün ortasında kalan "Confronting & Unfolding Fana" yaşayan bir kabus; trance ritimleri ile başlıyor, iç içe girmiş davul bombardımanı ve geri yayılan feedback'lerle nihayetinde kaotik bir çığlığa dönüşüyor. Bu, tıpkı beynin karanlık bir köşesinde patlayan bir yıldırım gibi: açıklanamaz ama net.


En vurucu dönemeç "The Cyclic Perdition" adlı eserle geliyor; ilk saniyelerden itibaren Spektakül bir ritmik hareket başlıyor. Yavaş bir sallanmayla gelen başlangıç kısmı, tırmanan bir fırtınaya dönüşüyor, Pestilence benzeri bir saldırganlıkla horizon'a hizalı. Arkasında gölgede kalmış ama gücünü asla yitirmeyen bas çizgileri var - albümün kamburunu taşıyan omurlar


Sözsel olarak Orwell'in distopik vizyonları gibi, insanlık ve yok oluş arasındaki ince çizgide yürünüyor. Şiddet, ayin, bilinmeyen bir gelecek tasviri: Endonezyalı bu grup, Orwell'in "bir çizmeli ayak suratı ezsin" distopyasını ritimlerle yeniden resmediyor, ama bu ayak dağların içinden çıkmış gibi hissettiriyor.


Prodüksiyonu çamurlu, ama kastlı bir çamur: temiz değil ama saf. Bas çok iyi duyuluyor, vokal derinliklerinden çıkıyor. "Traces to Eternity" adlı kapanış parçası ise, tam bir nirvana anı, beynin en karmaşık kıvrımlarını bile çözüveren bir kimya deneyi gibi açığa çıkıyor.

Bu albümde klasik death metal etkileri mevcut ama Incinerated, sadece alt türleri harmanlamıyor; onları eritip yeni bir varlığa dönüştürüyor. Bir yerde teknik dehaya, bir yerde kaotik yaratılışa yol veriyor. Ve biz dinleyenler bu yaratıcılığın içerisine çekiliyoruz.


The Epitome of Transgression, mesafeleri, türleri ve hisleri bir noktada eriten, Endonezya'nın yeraltı gücünü doruğa taşıyan bir başyapıt. Bu albümle birlikte, geçmişin gölgeleriyle geleceğin harabeleri arasında kalan insanın içindeki karanlığa gerçek bir derinlik veriyorlar.

Ozy