ALBUM REVIEW
MITTAGS-ABGRUND - Mittags-Abgrund
90’ların karanlığı yeniden nasıl şekilleniyor?

Rusya’nın St. Petersburg kentinde 2022’de ortaya çıkan MITTAGS-ABGRUND, ilk uzunçaları “Mittags-Abgrund” ile 90’ların black/death metal anlayışını; bu iki türün farklı reflekslerini aynı bestelerin içinde birbirine bağlayarak nostaljik bir referans olarak kullanımın ötesine geçiyor. Albümün yaklaşık 48 dakikaya yayılan dokuz parçalık yapısı, ilk bakışta geleneksel black metalin soğukluğu ile death metalin daha ağır ve fiziksel riff anlayışını karşı karşıya getiriyor gibi görünse de, asıl karakterini bu iki uç arasındaki geçişlerden kazanıyor. Nietzsche’nin Thus Spoke Zarathustra eserindeki “öğle vakti uçurumu” fikrine yapılan gönderme ve albüm kapağındaki parçalanmış gökyüzü imgesi kavramsal bir çerçeve oluşturuyor; ancak müzik bu referansı doğrudan anlatmak yerine karanlık, görkemli ve zaman zaman tekinsiz atmosferlerle sezdiriyor.
“Пролог”un akustik ve melankolik başlangıcı, albümün geri kalanındaki yoğunluk için yalnızca bir giriş işlevi görmüyor. Gitarların giderek sertleşmesi ve davulların devreye girmesi, albümün melodik tarafının da ekstrem karakteri kadar önemli olacağını erkenden belli ediyor. Ardından gelen “Портреты моих предков” bu yaklaşımı daha sert bir zemine taşıyor: blast beat’ler ve tremolo gitarlar black metal tarafını kurarken, daha ağır death metal riffleri parçanın ağırlık merkezini sürekli değiştiriyor. MITTAGS-ABGRUND’un dikkat çekici taraflarından biri de burada ortaya çıkıyor. Besteler yalnızca hızlı black metal bölümlerinin arasına death metal riffleri yerleştirmiyor; ritmik yapı, gitarların melodik hareketi ve vokal karakteri birlikte değişerek parçaların yönünü belirliyor.

Bu noktada konuk davulcu F.’nin katkısı özellikle önemli. Davullar, standart blast beat kullanımının ötesine geçerek staccato kırılmalar, fill’ler, hi-hat ve zil dokunuşlarıyla rifflerin karakterini belirginleştiriyor. Özellikle “Паруса крыльев простёрты” ve albümün ikinci yarısındaki bölümlerde ritim enstrümanları yalnızca gitarları takip eden bir altyapı olmaktan çıkıyor. Daha yavaş ve sürüklenen pasajlarda da aynı dinamizm korunuyor. “Пой со мной (Грусть в глазах бога)” içerisindeki death metal ağırlıklı orta bölüm veya “В городе”nin daha ağır ilerleyen yapısı, albümün sürekli aynı hız ve yoğunlukta ilerlemesini engelliyor. Bu çeşitlilik, uzun parçaların gereksiz yere uzamasının önüne geçerken bazı bölümlerde bestelerin daha deneysel bir alana açılmasını sağlıyor.
Gitarlar ise albümün black/death dengesinin diğer tarafını oluşturuyor. Geleneksel tremolo çizgileri ve sert riffler kadar melodik lead’ler, daha uzun arpejler ve zaman zaman dissonant dokunuşlar da kullanılıyor. “Aurora Consurgens” bu açıdan albümün daha görkemli tarafını öne çıkarırken, “В городе” daha yavaş tempolu yapısı ve tremolo gitarın ana fikir üzerine bindirilmesiyle farklı bir atmosfer yaratıyor. “Высокомерие над пропастью червей” ise death metal yönünün daha belirgin olduğu, hatta ritmik yapısında geleneksel thrash etkisinin hissedildiği bölümleriyle albümün başka bir yüzünü gösteriyor. Bu parçaların ortak noktası, MITTAGS-ABGRUND’un melodiyi sertliğin karşıtı olarak değil, sertliğin içindeki bir yapı unsuru olarak kullanması.
Vokal yaklaşımı da aynı şekilde tek bir black metal kalıbına bağlı kalmıyor. Raspy çığlıkların yanında derin growl’lar, hırıltılı ve boğuk vokaller, daha temiz ve törensel söyleyişler kullanılıyor. Rusça sözlerin bilinçli biçimde korunması, vokalin anlaşılabilirliğinden bağımsız olarak albümün soğuk ve kapalı atmosferini güçlendiriyor. Bazı bölümlerde çok katmanlı vokaller parçaya teatral bir karakter kazandırırken, özellikle baskın hırıltılı vokal tercihi uzun dinlemelerde daha sınırlayıcı hale gelebiliyor. Yine de bu vokal çeşitliliği, albümün black metal tarafını sıradan bir çığlık formülünden uzaklaştıran unsurlardan biri.
Albümün en tartışmalı tarafı ise atmosfer ile prodüksiyon arasındaki ilişki. Synth ve geniş boşluk kullanımı, özellikle daha sakin veya görkemli bölümlerde oldukça etkili sonuçlar veriyor. “Эпилог - Предельная Туле”nin enstrümantal ve sakin yapısı, albüm boyunca biriken saldırganlığı basitçe sonlandırmak yerine geride farklı bir gerilim bırakıyor. Buna karşın bazı lead gitarların miks içerisinde yeterince öne çıkmaması, zaten kısa süreli olan bazı melodik fikirlerin etkisini azaltıyor. Vokal katmanlarının zaman zaman gereğinden fazla belirginleşmesi de benzer bir sorun yaratıyor. Albümün atmosferik potansiyeli yüksek olsa da bu alan her parçada aynı ölçüde değerlendirilmiyor.
MITTAGS-ABGRUND’un asıl dikkat çeken tarafı, AETERNUS, IMMORTAL, BÖLZER, MORBID ANGEL veya eski okul black/death geleneğiyle kurduğu bağlantılardan tek başına beslenme yoluna gitmiyor. Daha önemli olan, bu referansların farklı bestecilik reflekslerine dönüşmesi. Bir parçada death metalin fiziksel ağırlığı öne çıkarken başka bir yerde tremolo gitarlar, melodik lead’ler veya daha törensel vokaller baskın hale geliyor. Bu nedenle “Mittags-Abgrund”u yalnızca 90’lar black/death revivalı olarak değerlendirmek eksik kalır. Albüm zaman zaman fikirlerini tam olarak bütünleştiremese ve ikinci yarısında ilk bölümlerdeki bütünlüğü korumakta zorlanabilse de, ritim, gitar melodisi, vokal çeşitliliği ve atmosferi aynı kompozisyon içinde buluşturma çabası belirgin. Özellikle güçlü riff ile davul dinamizminin aynı anda öne çıktığı anlarda MITTAGS-ABGRUND’un kendi sesine en fazla yaklaştığı görülüyor. “Mittags-Abgrund” kusursuz bir ilk albüm değil; fakat 90’ların black/death mirasını yalnızca yeniden üretmek yerine onu farklı ritmik ve melodik fikirlerle genişletmeye çalışan, potansiyelini özellikle bestecilik tarafında gösteren ciddi bir çalışma.

darknessshallrise.de
facebook.com/darknessshallriseproductions
darknessshallriseproductions.bandcamp.com

